Depreme çare: Yeni nesil komşuculuk
Marmara’da beklenen büyük depreme AFAD, BAK Kadıköy gibi kurumlar hazırlık yapıyor ama sanırım kaosun ve çaresizliğin asıl ilacı yeni nesil komşuculukta, yani mahallelerdeki gönüllü örgütlenmelerinde olabilir.
Marmara’da beklenen büyük depreme AFAD, BAK Kadıköy gibi kurumlar hazırlık yapıyor ama sanırım kaosun ve çaresizliğin asıl ilacı yeni nesil komşuculukta, yani mahallelerdeki gönüllü örgütlenmelerinde olabilir.
Penguene olan ilgimizde ironik olan şu: Sürüden ayrıldığını düşünenlerimizin sayısı, neredeyse sürünün kendisinden daha kalabalık. Herkes kenarda, herkes dışarıda, herkes yalnız. Herkes kendini sürüden ayrı hissediyor, öyleyse sürü nerede? “Kenar” bu kadar kalabalıksa “merkez” nerede?
“Türkiye nüfusu yaşlanıyor” klişesi artık geçersiz, nüfus yaşlanalı çok oldu. Aile yılı yetmeyince ilan edilen aile 10 yılı da bu gidişle faydalı olmayacak. Ve bunun dijital platformlarda yayınlanan dizilerin senaryolarıyla ilgisi yok.
Yoksulluk ve geleceksizlik içinde büyüyen binlerce genç, yeni nesil çetelerin kolay avına dönüşüyor. Uyuşturucu piyasası kartelleşmenin eşiğine gelirken sokaklarda bir kuşak kayboluyor. Gazeteci Sadık Güleç’le, bu karanlık tablonun nasıl oluştuğunu ve buradan bir çıkış olup olmadığını konuştuk.
Eskiden elit olmakla birlikte anılan görgü kurallarına uymak artık neredeyse davranış bozukluğu gibi algılanıyor. Cem Yılmaz’ın esprisinden yola çıkarak hızla tanım değiştiren elit kavramının nereden nereye geldiğine baktık. Bir de elit-check list hazırladık. Bakalım siz ne kadar elitsiniz?
Dağınık saçlar, akmış eyeliner, buruşuk tişörtler… “Messy girl” kusursuzluk baskısına karşı bir kaçış gibi sunuluyor. Kadıköy’de romantize edilen dağınıklık, başka bir mahallede bakımsızlık olarak okunabiliyor. Peki, dağınık bir kadın olmak hâlâ ayıp mı, yoksa artık rahatlayabilir miyiz?