“Köprüyü satarım, satamazsın” kavgasının uzun tarihi
“Köprü maliyetini amorti edince ücretsiz olacak” umudunu kaybedeli çok oldu. Köprü ve otoyolların “satılması” yine tartışılıyor. Oysa biz yıllar içinde bu konuda ne tartışmalar gördük.

Marmara Üniversitesi Radyo-TV ve Sinema Bölümü mezunu. Gazeteciliğe 1993'te Nokta dergisinde başladı. Kanal E, Kanal 6, CNN Türk, Al Jazeera Türk, Habertürk, TRT Haber ve Tarih TV’de çalıştı.
“Köprü maliyetini amorti edince ücretsiz olacak” umudunu kaybedeli çok oldu. Köprü ve otoyolların “satılması” yine tartışılıyor. Oysa biz yıllar içinde bu konuda ne tartışmalar gördük.
Geçen yılki Münih Güvenlik Konferansı’nda Avrupa’ya, Başkan Yardımcısı Vance ile ‘dayak atan’ ABD, bu yıl “Gel, benim kurduğum düzene, benim kurallarımla katıl” çağrısı yaptı. Avrupalıların kafasındaysa 1966’da Fransa’yı NATO’nun askeri kanadından çıkaran Charles de Gaulle’ün sözleri yankılanıyor.
Masada yoksan menüdesin, cümlesini bugünlerde sık duyar olduk. Türkiye’nin yakın coğrafyası da yüzyıllardır kaderlerin belirlendiği nice masalara tanıklık etti. Petrol işin rengini de menüyü de değiştirdi. Churchill’in bir kararı bambaşka bir çağ başlattı.
Avrupa bu ara Grönland bilmecesiyle uğraşıyor. Ama bazı siyasilerin asıl gündemi “Rusya bize yakında saldıracak” korkusunu pompalamak. Almanya Şansölyesi Merz, “Hitler’e Südet yetmemişti. Putin’de de Ukrayna yetmez” diyor. Merz’in hatırlattığı olay, aktörleri ve sonuçlarıyla tam bir tragedya.
ABD ile İran bir kez daha karşı karşıya. 20. yüzyılın ortalarında da CIA, İran'da rejim değiştiren bir darbeye imza atmıştı. Ajax Operasyonu ile İran petrolünü millileştiren Musaddık devrilmişti.
ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırıların ardından Trump, Maduro'nun "yakalanıp ülke dışına çıkarıldığını" açıkladı. Bu da akıllara, 1970’li yıllarda ABD’nin doğrudan desteğiyle Güney Amerika’da on binlerce kişinin ölümüne sebep olan “Condor” yani Akbaba Operasyonu’nu getirdi.