Eskişehir’deki, Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik linyit işletmesinde çalışan ve aylarca maaşlarını alamayan madencilerin Ankara’daki hak arama mücadelesi, tam da 1 Mayıs öncesi Türkiye’nin gündeminde üst sıralara çıktı. 

Yürüdüler, açlık grevine başladılar ve son yıllarda genellikle olduğu gibi yine polis müdahalesiyle karşılaştılar. Oysa tek istedikleri emeklerinin karşılığını almaktı. Direnişleri zaferle sonuçlandı. 

“İşçi hakkı mücadelesi” ve “madenci” kavramları yan yana gelince akıllara Türkiye sendikal hareketleri tarihine geçen bir eylem geliyor. Üzerinden 35 yıldan fazla zaman geçtiği için hiç duymayanlar da vardır elbet. Biz de o eylemi hatırlatmak istedik. 

Maden işçilerinin mücadelesi o günlerde Türkiye'nin en önemli gündem maddesi haline geldi.

1990-1991 Zonguldak Büyük Madenci Grevi ve Yürüyüşü, günlerce gündemin ilk sıralarında yer almış, işçilerin hak mücadelesi denilince yakın tarihe damga vurmuş bir eylemdi. 

Darbeden 10 yıl sonra

12 Eylül Darbesi, siyasal hayatı yeniden dizayn etmiş, örgütlü toplum ve sendikaların üzerinden silindir gibi geçmişti. 1987’deki referandumla eski siyasilerin yasağı kalkmış, sonrasında Turgut Özal Çankaya’ya çıkmıştı. Doğrudan başında olmasa da Özal’ın neoliberal politikaları iktidardaki partisi Anavatan tarafından son hız sürdürülüyordu. 

Hükümet kamu açıklarını kapatma bahanesiyle kamu işletmelerini tasfiyeyi hedefliyor, düşük ücret ve özelleştirme politikaları devam ediyordu. 1980’lerin sonuna gelindiğinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) zarar eden bir kurum olarak gösterilmeye başlanmış, üretim düşmüş, yatırımlar azalmış ve işçi sayısının azaltılması gündeme gelmişti. Bunlar madencilerin sorunlarından bazılarıydı.