ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu, İran’a karşı savaş başlatırken daha önce Tahran yönetimine karşı protestolar düzenleyen ve onunla mücadele eden grupları ayaklandırmayı planlıyordu. Ama olmadı. 

ABD ve İsrail’in “Biz saldırırız, halk ayaklanır, rejim yıkılır” planının işlememesinin sorumlusu Trump’a göre Kürtler. Zira Trump’a göre ABD’nin protestoculara ulaşması için gönderdiği silahlara Kürt gruplar el koydu. 

Trump, 11 Mayıs’ta Oval Ofis’te gazetecilerin sorularını yanıtlarken bir kez daha konuyu bu noktaya getirdi, “Kürtler, bizi hayal kırıklığına uğrattı.” dedi. Protestoculara teslim edilmesi için mühimmatıyla birlikte silahlar gönderdiklerini ama bunların İranlılara ulaşmadığını söyledi.  

ABD Başkanı Trump, “Kürtler hep alıyor, alıyor, alıyor. Kongre’de harika bir itibarları var. Kongre, ‘Ne kadar sert savaşıyorlar’ diyor. Hayır, paraları ödendiğinde sert savaşıyorlar” ifadelerini de kullandı.

Tabii Trump, kendine toz kondurmamayı sevdiği için bu projenin zaten işe yaramayacağını en başından söylediğini de savundu, “Silahları vermeyecekler, kendilerine saklayacaklar demiştim, yine haklı çıktım.” dedi.   

Kürt gruplar yalanlamıştı

Trump, ABD’nin protestoculara gönderdiği silahlara Kürt grupların el koyduğu iddiasını daha önce de dile getirmişti, “Bedel ödeyecekler” diye de eklemişti.  

İranlı Kürt gruplarsa yaptıkları açıklamalarda Trump’ı yalanlayıp “Tek bir mermi bile almadık” demişlerdi. 

“Silahlar savaştan önce verildi” iddiası

Savaşın daha ilk günlerde Trump’ın planlarından birinin, Tahran’a karşı Kürt kartını açmak olduğu da konuşulmuştu. Amerikan basınında günlerce “CIA, İran’da bir halk ayaklanmasını teşvik etmek amacıyla Kürt güçlerini silahlandırmak için çalışıyor” haberleri çıktı. 

The New York Times 4 Mart’ta, İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlayan savaşın öncesinde, CIA’in, gizli bir programla Irak'ta bulunan İranlı Kürt güçlerine küçük silahlar verdiğini yazdı. 

Axios, 5 Mart’taki haberinde “Birkaç İranlı Kürt örgütünün militanları ülkenin kuzeybatısında İran rejimine karşı olası bir kara harekâtı için hazırlık yapıyor” iddiasında bulundu. 

Haberlerin odağında, bölgedeki Kürtlerin, İran'da belirli bir alanı ele geçirerek "tampon bölge" oluşturma olasılığı üzerinde konuşulduğu iddiası vardı. 

Savaşın beşinci gününde Fox News, “Binlerce Iraklı Kürt savaşçı İran'a kara harekatı başlattı” diye bir haber geçti ama kısa sürede hem İranlı hem de Iraklı bazı Kürt gruplardan bu habere yalanlama geldi.

Kürt grupların pozisyonu ne? 

Savaş başlamadan sadece altı gün önceydi. 22 Şubat’ta beş İranlı Kürt örgüt, Tahran’a karşı ittifak yaptıklarını duyurdu. İttifakın adını da “İran Kürdistanı Siyasi Güçleri Koalisyonu” olarak açıkladılar.  

İttifakta yer alan gruplar şöyle: PKK’nın İran’daki kolu PJAK, İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ), Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Kürdistan Emekçiler Topluluğu (Komala) ve İran Kürdistanı Mücadele Örgütü (Sazman-ı Xebat). 

Yaptıkları ortak açıklamada ana hedeflerini "İran İslam Cumhuriyeti'ni devirmek ve Kürtlerin kendi kaderini tayin etmesi" olarak duyurdular. 

PJAK, Haziran 2025’teki 12 Gün Savaşı’nda da İsrail’i destekledikleri açıklamış, olası bir kara harekatı için de “Saldırıya katılmaya hazırız. Bölgede hakimiyeti kurmak için gerekeni yaparız" demişti.

Ama savaşın ilk günlerinde öne çıkan bu haberlere dair herhangi bir gelişme olmadı. Zaten böyle bir gelişmenin başta Türkiye olmak üzere bölgedeki ülkelerin tepkisini alacağı da belliydi. 

ABD’den yeniden ‘Kürt kartı’ ama öncekiler ne olmuştu ki?
ABD ve İsrail’in, İran’a karşı Kürt grupları sahaya sürmek istediği iddia ediliyor. Bu gruplardan biri de PKK’nın İran kolu PJAK. Ortadoğu’da Kürt hareketlerinin Washington’la ilişkisi ise sık sık aynı cümleyle hatırlanıyor: ‘‘İstihbarat operasyonları hayır kurumları gibi çalışmaz.’’

İran’daki Kürt örgütlerinin uzun yıllara dayanan geçmişi

Büyük güçler, bölgede Kürt kartını defalarca kullandı. Çoğu zaman da işleri bitince Kürtleri kendi kaderleriyle baş başa bıraktılar. İran’daki Kürt gruplar da zaman zaman bu gelişmelerin odağında yer aldı.

Kürtleri, yaşadıkları ülkelere karşı kullanmak isteyen ülkelerden belki de ilki 19. yüzyılda, yani Çarlık döneminde Rusya’ydı. İran, o dönem hızla yayılmaya başlayan Rusya için stratejik bir konumdaydı. Rusya ile Büyük Britanya arasındaki Büyük Oyun’da da olduğu gibi İran, hele de petrol kaynaklarının keşfinden sonra önemli bir nüfuz mücadelesi alanı oldu.