3 Mayıs 2026 günü, Ekrem İmamoğlu’nun basın danışmanı ve İBB Davası tutuklularından Murat Ongun adına bir sosyal medya paylaşımı yapıldı.
İsim vermeden, birden fazla göndermenin yüklendiği manidar bir paylaşımdı:
“… Stratejik olarak muhalefette görünen bir parti var. Muhalif partilerden birinin içinden doğdu. Teoride de, pratikte de ayrıldığı partiden temel bir fark bulunmuyor.
Ekonomi eleştirisi aynı düzlemde, süreç eleştirisi aynı düzlemde. Bir tek İmamoğlu davasına bakışta ayrıldığı partiden ayrışıyor.
Bu parti bolca anket yaptırıyor. Hazine yardımı almadan bunca anket yaptırmak çok lüks kalır. Siz hiç TİP'in anket yaptırabildiğini duydunuz mu? Ama bu yaptırıyor.
En güzel reklam kurnazlığı anket yaptırmak. AK Parti'yi 1. parti gösterirsin, AK Parti taraftarları paylaşır. CHP'yi 1. parti gösterirsin, CHP taraftarları paylaşır. Böylece yeni partimiz uydurma oy yüzdesini tüm Türkiye'ye gösterir.
Bu tür partiler gelecek dizaynının ilk filizleri onlar. Post-AKP sürecinde AKP kökenli olacaklar ama AKP iktidarlarının ödettiği faturaların müsebbibi olmayacaklar, başarılarını ise sahiplenecekler.”
Aynı gün, İmamoğlu’na yakın gazetecilerden biri olarak bilinen Uğur Dündar’ın da içinde anket, reklam gibi ortak kelimeler içeren ve aynı ruhu taşıyan X paylaşımında bulunması dikkat çekiciydi:
“Dikkatinizi çekiyor mu? Seçmenin genel başkanının adını dahi bilmediği bir parti, seçimlerden sonra kapanacak tırışkadan bir anket şirketine bastırıyor parayı. Rüyasında bile göremeyeceği oyu, yarın seçim olsa sanki alacakmış gibi bir anket (!) yaptırıyor. Bunu da ciddi gazeteciler bile yiyor ve şöyle olacak, böyle olacak diyerek üzerine yorum yapıyorlar. Ne güzel, ne kolay reklam değil mi?”
Bu iki paylaşım söz konusu partiye aynı yerden eş zamanlı ateş açıldığının kanıtı: İmamoğlu cephesinden.
Partinin adının ‘şimdilik’ açık açık anılmamasının nedeni muhtemelen ‘uyarı atışı’ yapılmak istenmesinden.
Henüz cana kasıt yok.
Bu, hedef alan doğrudan İmamoğlu olmadığından da belli.
Bir mesaj var ama dolaylı…
Zira CHP’nin başta belediyelere yönelik operasyonlar olmak üzere, iktidara karşı muhalefet partileri nezdinde bazı konularda dayanışma sağlamaya çalıştığı bir dönemde, bir muhalefet partisini hedef almak hiçbir şey değilse bile çelişki.