Gizemli bir törenin en heyecanlı anının, en dikkat çeken unsuruydu bir dönem. Cemiyetin gizlice örgütlendiği dönemde İttihat ve Terakki’ye üye alınırken adaylar ince elenip sık dokunurdu. Üye olması kabul edilirse, o da bir gece vakti bu törene katılmak zorundaydı. 

Aday, önce cemiyet üyesi kılavuzuyla buluşur, törenin yapılacağı yere gözleri bağlı ve dolaştırılarak götürülürdü. Kapı, yalnızca kılavuzun ‘Hilâl’ parolasıyla açılıyordu. Oda içerisinde adayın cemiyete halen girip girmeme konusundaki isteği teyit edildikten sonra yemin merasimi başlıyordu. 

Sağ el Kur’an-ı Kerim üzerinde, sol el bir tabanca üzerinde yemin ediliyordu. Yemin töreninden sonra gözleri açılan üye, karşısında siyah peçeli ve yalnızca gözleri görünen kırmızı önlük giymiş üç kişi görüyordu. Girişi bu şekilde olan ancak çıkışı olmayan cemiyetten ayrılmak söz konusu değildi. Bu andan itibaren kişi kendisine verilen tüm görevleri yapmak zorundaydı. 

Süleyman Tekir, Kronik yayınlarından çıkan İttihatçılık – Doğuş kitabında, cemiyetin üye olma törenini böyle anlatıyor. Yemin ederken, adayın sol elini üzerine koyduğu silah da genellikle revolver tipi bir silah oluyordu.      

Bugünlerde revolverler yeniden gündemde. Bu kez Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ankara’daki zirvenin ardından, NATO üyesi ülkelerin liderlerine hediye ettiği silahlarla. 

Özel ahşap bir kutu içinde hediye edilen “Gümüşay .357 Magnum” revolver, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından 1990'lı yıllarda sınırlı sayıda üretilen nadir modeller arasında yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO Zirvesi'nde liderlere hediye ettiği revolver

Her lider hediye karşısında farklı bir tutum takındı; kimi şaşırdı, kimi sonradan gönderilmek üzere büyükelçiliğine teslim etti, kimi müzeye, kimi depoya koymaya karar verdi. Bizim televizyonlarda da bolca “Erdoğan bu hediye ile ne mesaj vermek istedi?” diye tartışıldı. 

Aslında revolver, yakın dönem Türk tarihinde bir dönemin simgesi. Hakan Boz’un editörlüğünde Timaş’tan çıkan "İttihat ve Terakki nasıl tartışılmalı?" kitabının adı boşuna Bayrak, Kalpak, Revolver değil. 

Neden tercih ediliyordu?

Revolver, aslında fişekleri namlu gerisinde, dönen silindir bir haznede taşıyan ve her tetik çekişinde bu haznenin dönerek yeni fişeği ateşleme konumuna getirdiği bir tabanca türü. Genelde altı mermi aldığı için "altıpatlar" olarak da bilinir. Ama beşlisi de yedilisi de varmış bir zamanlar. 

İttihat ve Terakki döneminin simge tabancası olmasının sebebi, mensuplarının az tutukluk yapması ve seri atış kabiliyeti yüzünden daha çok bu silahı tercih etmesi. 

Osmanlı’da ilk revolver

Revolver, ABD’li mucit Samuel Colt tarafından 1836’da geliştirilip patenti alındı. Tüm kovboy filmlerinde gördüğümüz tabancalar da revolver. Colt, 1847 yılında ABD’nin Connecticut eyaletinde kendi soyadını verdiği silah üretim şirketini kurdu.

Colt, Osmanlı ile Rusya arasında 1853’te başlayan Kırım Harbi sürerken, 1854’te silahları bir gemiye yükleyip önce İstanbul’a ardından da St. Petersburg’a gitti.