Bu mevcut çerçeve yasa hayata geçtiğinde işler mi? Pratikte hayat nasıl akacak? Toplumda karşılığı nasıl olacak? 

Ben işleyeceği kanısındayım. Zira PKK'nin vermiş olduğu silahsızlanma kararı, taktik veya geçici bir karar değil, stratejik ve daimî bir karar. 

Sürecin başladığı 2024'ten bugüne kadar gerek Öcalan ve gerek örgütün diğer yöneticileri, birçok defa silahı kesin olarak bıraktıklarını ve bu karardan geri dönüşün mümkün olmadığını ifade ettiler. 

Dolayısıyla bu karar bir şekilde hayata geçecek.

Bu yasada bir ortaklaşma var çünkü yasa bu süreci yürüten iki taraf arasındaki uzlaşmanın bir eseri. Hem PKK'nin stratejik kararını ve hem de devlet ile PKK arasındaki mutabakatı dikkate aldığımızda, bu yasanın iş göreceğini düşünüyorum. 

Kaldı ki devlet, kendisi bakımından gerekli tedbirleri almış durumda. İlk etapta, toplumda infial uyandırabilecek olan kişiler -Öcalan ve örgüt yöneticileri- kapsam dışında tutulmuş. Muhtemelen süreç ilerlediğinde, insanlar sürecin yürüdüğünü hissettiklerinde ve endişeleri azaldığında, daha sonraki etaplarda Öcalan ve diğer örgüt yöneticileri için de birtakım düzenlemeler yapılabilir.

Sizce toplum bu sürece nasıl bakıyor?

Kanımca genel olarak Türkiye toplumu, özelde de Kürtler bu süreci daha en başından satın aldılar. 

Kürt toplumu, çatışmadan ve savaştan yoruldu. Ayrıca Kürtlerin çok büyük bir bölümünde, bu meselenin silah ile çözülemeyeceği mutlak bir kanaate dönüştü. Bir başka deyimle Kürtler için artık “Silah mı yoksa siyaset mi?” diye bir tartışma yok. Halk tavrını siyasetten yana koydu, hem de çok açık bir biçimde. 

Türkiye toplumunda da iki yıllık süre zarfında sürece dair sert bir karşıtlık oluşmadı. İki yılda önemli eşikler aşıldı; mesela Öcalan ile görüşmeler başladı, PKK kendini feshetti ve silah yaktı, Meclis Komisyonu’ndan bir heyet İmralı’da Öcalan ile görüştü. Toplumda bu gelişmelere ciddi bir reaksiyon gösterilmedi. 

Zannımca bunun en önemli sebeplerinden biri, bugüne kadar hep çözüm süreçlerinin karşısında durmuş olan Bahçeli'nin bu kez sürecin lokomotifliğini üstlenmesiydi. Bahçeli, milliyetçi kesimlerden gelecek olan tepkileri absorbe etti. Ayrıca Meclis’te çok büyük bir siyasi mutabakat da oluştu. Bu itibarla, bu saatten sonra da Türkiye toplumunda da sürece yönelik sert bir karşı koyuş beklemiyorum.

Bu tabloyu anlıyorum ama kastım biraz daha günlük hayat pratiklerinin nasıl olacağı… Sayılarını tam bilmediğimiz sayıdaki PKK’lı Türkiye’ye gelip normal hayata karıştığında neler olabilir? Mersin'de milliyetçi biriyle böyle dağdan inmiş biri komşu olduğunda sorun çıkar mı? Mesela Çetinkaya Mağazası saldırısının faili Çetin Arkaş hapisten çıktı ve “Pişman değilim” söylemleri çok tepki çekiyor.

Siyasetin terbiye edici bir tarafı var; kimi sorunlar hayatın içerisinde çözülecek. Hâlihazırda bir süreç var ve bu süreç içerisinde taraflar kendi tabanlarına hoş gelen söylemleri kullanabiliyorlar. Kimi söylemler diğer tarafı rahatsız edebiliyor. Fakat görebildiğim kadarıyla toplum genelde şuna bakacak: Çocuklar ölmüyorlar ve Türkiye’de de kıyamet kopmuyor. Ülkenin birliğine ve bütünlüğüne yönelik de herhangi bir tehlike söz konusu değil. Bu güven ve rahatlama hali birçok sorunun aşılmasını sağlayacaktır.