15 Ekim 2024’te, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin bir anda gündemi alt üst eden, PKK’nın silah bırakması ve bunun akabinde Abdullah Öcalan’ın Meclis’te konuşması çağrısı yapmasıyla başlayan süreç, yaklaşık iki yıl sonra ilk somut çıktısını verdi. 

Önce Ağustos 2025’te Meclis’teki tüm partilerden vekillerin katılımıyla kurulan Komisyon çalışmaya başladı. 

Siyaset bilimcilerden şehit gazi ailelerine, Kürt meselesine akıl yormuş isimlerden askerlere pek çok isim dinlendi. Ama dağ fare doğurdu; komisyon neredeyse hiçbir şey demeyen bir rapor hazırladı. 

Akabinde bir sessizlik dönemi yaşandı. “Süreç rafa kalktı”, “Somut hiçbir adım atılmıyor”, “Süreç zaten hiç olmadı ki” gibi yorumlar dillendirilirken, nihayet aylardır konuşulan, beklenen yasa tasarısı gündeme geldi. 

Büyük bir gizlilikle hazırlanan ve 12 maddeden oluşan metnin adı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hararetli tartışmalardan sonra Adalet Komisyonu’ndan geçti, Genel Kurul’da görüşmelerine başlandı. 

Mevcut tasarıyı sonuna kadar destekleyen de var, çok şüpheyle yaklaşan da… 

Biz de her iki görüşün temsilcileriyle de konuştuk.

Meclis’te kurulan komisyona ilk görüş verenlerden, hatta bir yasa taslağı sunan, yıllardır Kürt meselesi üzerine çalışmalar yapan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Doç. Dr. Vahap Coşkun ile konuştuk. Coşkun, yaşanan sürecin sadece PKK’nın silahsızlandırılması olduğunun altını çiziyor ve akabinde Türkiye’nin demokratikleşmesinin kapısını açabileceğine inanıyor.