Borç her zaman yiğidin kamçısı mı?
Zenginlerin gelirlerini kat kat aşan borçları dert değilken, fakirlerin borcu neden sorun? Sayıların fısıltısı ne söylüyor? Norveç, Meksika ve Türkiye’nin borçluluk oranlarına bakarak yanıt aradık.
Zenginlerin gelirlerini kat kat aşan borçları dert değilken, fakirlerin borcu neden sorun? Sayıların fısıltısı ne söylüyor? Norveç, Meksika ve Türkiye’nin borçluluk oranlarına bakarak yanıt aradık.
Hürmüz Boğazı coğrafyasına sıkışan savaş, yalnızca petrol fiyatlarını değil, gübreyi, gıdayı ve hayatı vuruyor. Sofrayı, faturayı ve geleceği belirliyor. Dünyanın kaderi ve kederi birkaç ülkenin elinde. Normalleşti sanılan ama ama devam eden yıpratma savaşındaki son durumu inceledik.
Son açıklanan TÜİK verileriyle enflasyonda artık hedeflerin hiçbir anlamı kalmadı. Yıl sonu için hedeflenen enflasyon oranına dört ayda gelindi bile. Üstelik önümüzde sekiz ay daha var. Hedeflenen enflasyona göre maaş zammı politikası da alım gücünü tüketti. Revizyon şart diyenlerin sayısı artıyor.
Türkiye, son birkaç yıldır adeta bir "fiyat etiketi çılgınlığı" yaşıyor. Ancak son günlerde yaşananlar, artık ekonomik bir krizin ötesinde, toplumsal bir sinir harbi hâlini aldı. Peki aldı da biz bir şey duyduk mu, hayır.
İran’daki savaş, sıcak çatışmaların çok ötesinde bir anlam taşıyor. Çünkü savaşla birlikte zaten işlemekte olan yapısal çözülme hızlandı. BlackRock’tan gelen yatırımcı mektubu da yeni düzen hakkında pek de hayra alamet olmayan işaretler veriyor.
On yıl boyunca “dev ceza” beklentisiyle anlatılan Halkbank davası neden beklenen gibi sonuçlanmadı? Bu sonuç diplomatik pazarlıkların ürünü mü, yoksa başından beri siyasi bir dosyanın çözülen hikâyesi mi? Sonuç nasıl okunmalı? Bu süreçten hangi dersler çıkarılmalı?