“İki arkadaşımla yolda yürüyordum ve güneş battı… Durdum, çitlere yaslandım, ölümüne yorgundum… Ve doğanın içinden devasa bir çığlık hissettim.”

Norveçli ressam Edvard Munch, Çığlık eserine ilham veren o anı anlatmak için günlüğüne bu notu düşmüştü. Bu anın ürünü olan tablo, bugün dünyanın en tanınan eserlerinden biri.
1895 tarihli bu çalışma, 2012’de New York’taki Sotheby’s müzayede salonunda 12 dakika süren açık artırmada 119,9 milyon dolara satıldı. Birkaç versiyonu bulunan Çığlık’ı görmek isterseniz Norveç’in başkenti Oslo’da bulunan Munch Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.
Munch Müzesi, 26 bin 313 metrekare alanıyla tek bir sanatçıya adanmış dünyanın en büyük müzelerinden biri. Projesi 2008’de onaylanmasına rağmen kapılarını on yıl gecikme ve 200 milyon dolar bütçe aşımıyla 2021 yılında açtı. The Economist’in ifadesiyle müze, onu inşa eden ülkeyi özetliyor: Sofistike ve o kadar varlıklı ki para bir mesele değil.
Gerçekten de öyle görünüyor. Dünya Bankası verileri gösteriyor ki nüfusu 5,6 milyon olan Norveç’in 2024 yılındaki satın alma gücü paritesine göre kişi başına düşen geliri 91 bin 105 dolar.
Norveç İstatistik Kurumu (Statistics Norway - SSB) verilerine göre yıllık enflasyon %2,7. Evet yanlış okumadınız, aylık değil, Şubat 2025 - Şubat 2026 dönemi için yıllık enflasyon %2,7. Hatta Norveç Merkez Bankası (Norges Bank) 25 Mart 2026 tarihli toplantısında politika faiz oranını %4’te sabit tuttu.
Yüksek borçluluk kötü mü?
Ama asıl çarpıcı olan Norveç’in hanehalkı borçluluk oranı.
Hanehalkı borcunu konut kredileri, tüketici kredileri ve diğer yükümlülüklerin toplamı olarak düşünebiliriz. Bu borç toplamını harcanabilir gelire oranlayarak hanehalkı borcunun gelire oranını hesaplayabiliriz. Norveç İstatistik Kurumu’na göre 2024 yılında bu oran %221,9. Başka bir ifadeyle, Norveç’te ortalama bir hane, yıllık gelirinin yaklaşık 2,2 katı kadar borçlu. Bu oran, Norveç’i hanehalkı borçluluğu açısından üst sıralara taşıyor.
Peki gördüğümüz bu devasa borçluluk oranı, bir vatandaşın geleceğe duyduğu güvenin mi yoksa sistemin yarattığı gizli bir eşitsizliğin mi göstergesi?
