Geçenlerde yemekhane sırasında kıyafetlerini çok beğendiğim bir kıza, “Elbisen çok güzel, sana çok yakışmış,” dedim. Sonuçta bunu içimde tutmamın bir anlamı yoktu ama söylersem belki onun günü biraz olsun güzelleşecekti.

Önce şaşırdı, ne diyeceğini bilemedi. Kısa ve mesafeli bir teşekkürden sonra gülümsedi. O an fark ettim ki aramızdaki yabancılık, biraz da olsa kırılmıştı.

Üstelik beğenimi içimde taşımak yerine dışarı vurmak sadece onun değil, benim de günümü güzelleştirdi. Belki o ne diyeceğini bilemedi ama ben, ettiğim iltifat sayesinde kendimi iyi hissettim.

Dilinizden iltifat cümleleri dökülürken zorlanıyor olabilirsiniz ya da biri size iltifat ettiğinde donakalıyor da olabilirsiniz. Ama merak etmeyin, iltifat edenin de alanın da gününü güzelleştiren bu meziyet, aslında öğrenilebilir bir şey.

İltifat eden de alan da kârlı

Kimsenin kimseyi fark etmediği, herkesin telefonlarına gömüldüğü bu çağda iltifat çok daha kıymetli. Çünkü seni görüyorum demenin, temas etmenin, iletişim kurmanın ya da sürdürmenin bir yolu.