ABD Savunma Bakanlığı, Temmuz ayında aldığı bir kararla 30 yaş ve üzerindeki aktif ve yedek askerlerin yıllık sağlık muayenelerine testosteron taramasını da ekledi. Bakan Pete Hegseth’e göre amaç, askerlerin hormon düzeylerini “en iyi şekilde çalışacakları” seviyede tutmak; dayanıklılığı, uzun ömürlülüğü ve performansı artırarak savaşa hazır bir ordu yaratmak.
Belli ki askerî hazırlık bundan böyle yalnızca atış talimleriyle değil, hormon paneliyle de ölçülecek.
Fakat biyoloji, Pentagon talimatları ya da PowerPoint sunumları kadar disiplinli çalışmıyor.
Reuters’ın görüştüğü altı erkek sağlığı uzmanından beşi, kararın bilimsel dayanağını sorguladı. Çünkü mevcut kılavuzlar sağlıklı ve hiçbir şikâyeti olmayan erkeklerin topluca taranmasını önermiyor. Zaten testosteron düşüklüğü, tek başına bir laboratuvar rakamı değil; belirtilerle birlikte değerlendirilen bir klinik durum.
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ege Can Şerefoğlu da geniş çaplı tarama yerine daha makul bir yol öneriyor:
“Herkesi taramayalım ama herkesi bilgilendirelim.”
“Low T”: Hastalık mı, pazarlama başarısı mı?
Testosteron; erkeklerde cinsel gelişimden sperm üretimine, kas ve kemik yapısından kırmızı kan hücrelerine kadar birçok sistemde rol oynuyor. Düzeyi belirgin biçimde düştüğünde libido kaybı, sertleşme sorunu, yorgunluk, kas kaybı, kemik yoğunluğunda azalma, göbek çevresinde yağlanma, uyku bozukluğu ve odaklanma güçlüğü görülebiliyor.
Yani sorun gerçek.
Ama sorunun gerçek olması, etrafında kurulan pazarın bütün vaatlerini tümüyle gerçek yapmıyor.
Prof. Dr. Şerefoğlu’nun verdiği bilgilere göre Viagra’nın 1990’ların sonunda yakaladığı olağanüstü ticari başarının ardından ilaç sektörü, orta yaşlı erkeklerin başka bir ortak huzursuzluğuna yöneldi. 2000’li yıllarda ABD’de başlayan “Low T” yani düşük testosteron kampanyaları yorgunluk, kilo alma, keyifsizlik, cinsel isteksizlik ve eski performansını kaybetme hissini tek bir hormonun düşüklüğüne bağladı.
Yorgun musunuz? Göbeğiniz mi çıktı? Eskisi kadar istekli değil misiniz? Belki de “T’niz düşüktür.”
Böylece orta yaşın neredeyse bütün can sıkıntıları tek bir tanıya, çözümüyse tek bir reçeteye sığdırıldı.
Testosteronun felsefesi
Şerefoğlu’na göre tartışmanın felsefi bir yanı da var: Kırk ya da elli yaşındaki bir erkeğin 20 yaşındaki kas gücüne, cinsel isteğine ve enerji düzeyine sahip olmaması hastalık mı; yoksa yaşlanmanın olağan sonucu mu?
