Kentsel dönüşüm özellikle İstanbul’da rant haline geldi. Tapusuz, güvencesiz hatta binaları eski mahalleler, inşaat şirketleri tarafından üstelik çoğu zaman mahalle sakinlerinin rızası olmadan sessiz sedasız bir şekilde boşaltılıyor. Birçok yerleşim alanında hayata geçirilen “riskli alan” ve “dönüşüm” kararları mahalle sakinleri üzerinde büyük baskı yaratıyor.

Alınan kararlar çoğu zaman yoksul mahallelerini her bir dairesi milyon dolarlara satılan lüks sitelere dönüştüren inşaat sermayesini önceliyor. Hal böyle olunca kentin merkezinde yaşayan insanlar mahallerinden koparılarak kentin dışına doğru itiliyor.

Yoksul insanların yaşadığı mahalleleri güvencesiz kılan uygulamalara karşı hukuk mücadelesi veren “1 Umut” Derneği bu duruma karşı çıkmaya çalışıyor. 

İmar hukuku uzmanı, hukukçu Erbay Yucak, kent planlamacılarından ve hukukçulardan oluşan gönüllü bir ekip, yıllardır sürüncemede bırakılan, her seçim döneminde tapu vaadiyle suistimal edilen gecekondu mahallelerinin hukuki güvenceye kavuşması için uzun yıllardır mücadele veriyor.

Umutsuzluktan doğan bir umut hikayesi

“1 Umut Derneği”, 17 Ağustos 1999’daki 7,4’lük yıkımın yarattığı umutsuzluğa karşı verilen bir mücadeleden doğmuş.

Hikayeyi Hukukçu Erbay Yucak’tan dinliyoruz.

17 Ağustos Gölcük merkezli depremden sonra önce deprem bölgesine gidip arama kurtarma faaliyetlerine katıldık. Ardından, bölgeye yayılıp Yalova, Halıdere, Gölcük, Adapazarı, Düzce ve İzmit’te ‘Dayanışma Gönüllüleri’ adıyla bir inisiyatif oluşturduk. Kimimiz arama kurtarmacıydık, kimimiz çadır kurdu, kimimiz de bir şeyler yapabilme kaygısıyla nerede ne ihtiyaç varsa oraya gitti.”