Bugün sizleri, İstanbul’un İstiklal Caddesi’nde ve civarında yürüyüşe çıkartacağız. Vitrinlere, kafelere, kalabalığa bakacağız ama bu sefer hatırlamak için.
6 Eylül 1955’te burada başlayan öfke, saatler içinde başta Rumlar olmak üzere Müslüman olmayan diğer dini toplulukların evlerine, dükkânlarına ve hayatlarına yönelen bir saldırıya dönüştü.

Aradan 71 yıl geçti. Binaların bazıları değişti, tabelalar söküldü, dükkânların sahipleri değişti. Ama caddenin hafızası yerinde duruyor.
6-7 Eylül olaylarının yıldönümü yaklaşırken İstiklal Caddesi’nde yürüyerek o gecenin izini sürdük.
Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Özgen’in rehberliğinde saldırıların hedefi olan binaların önünde durduk; kimlerin burada yaşadığını, hangi dükkânların yağmalandığını, 6 Eylül gecesinin Beyoğlu’nu nasıl değiştirdiğini yeniden hatırladık.
6-7 Eylül olayları hakkında yazılan kitaplar ve romanlara, çekilen dizilere ve dönem dönem gelen itiraflara rağmen, o gün gerçekten tam olarak ne olduğu açığa kavuşmadı.
Yine de yürüyüşe başlamadan önce dönemin siyasi atmosferini hatırlamakta fayda var…
1955 yazı
1955 yazında Kıbrıs İngiliz yönetimindeydi ama adadaki Rumlar Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını istiyordu. Bu amaçla başlattıkları mücadele silahlı çatışmaya dönüştü. Türkiye de Kıbrıs’taki Türk toplumunun güvenliği ve adanın Türkiye açısından stratejik önemi nedeniyle sürece dahil oldu.

Ağustos 1955’te Londra’da İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın katıldığı Kıbrıs Konferansı sürerken, Türkiye’de Kıbrıs konusunda milliyetçi duygular da giderek yükseliyordu. Böyle bir ortamda 6 Eylül günü Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evin bombalandığı haberinin yayılması, zaten son derece gergin olan bu atmosferde İstanbul’daki Rumlara yönelik saldırıların fitilini ateşledi.
Hiçbir zaman tam olarak araştırılıp ortaya konulmasa da, bu saldırıların hazırlıklarında devlet içindeki bazı unsurların da bulunduğu konusunda bugün kimsenin şüphesi yok.

Olayların başladığı yer: Taksim
İlk durağımız Taksim Meydanı.
Zira Taksim saldırıların başlangıcı ve en sert yaşandığı yer.
6 Eylül günü sabah saatlerinden itibaren Kıbrıs Türk’tür Cemiyeti'nin Taksim’de yapacağı miting için kalabalıklar gelmeye başladı. Sabah saatlerinde başlayan yağmur nedeniyle kalabalığın erken dağılacağı düşünülüyordu ama yağmur yerini güneşli bir havaya bıraktı.
O sırada “Atatürk'ün Yunanistan’daki evine bombalı saldırı oldu” haberi yayılınca, Taksim Meydanı’ndaki dönemin Kristal Gazinosu önünde galeyana gelen insanlar birikti.
Birçok tanığın anlatımına göre kalabalık, mitingte yapılan konuşmaların ardından ellerindeki sopalarla etrafa saldırmaya başladı.
Tanıkların ifadelerine göre bu sopalar, meydanın çeşitli yerlerine özellikle Beyoğlu ve Tarlabaşı’na bırakılmış şekilde duruyordu.
