🦉
FNF Türkiye iş birliği ile hazırladığımız bu yazı dizisinin her bölümünde sivil toplumdan akademiye, ekonomiden politika çevrelerine çalışmalarıyla fark yaratan isimlerin ilhâm veren hikâyelerine mercek tutuyoruz. Çalışmalarını takip ettiğiniz ve hikâyesini merak ettiğiniz isimler varsa hello@fayn.co e-posta adresinden editör masamıza iletebilirsiniz.

Akademisyen, şehir plancısı Tuğçe Tezer, kamuoyunda Antakya sevgisiyle bilinir, tanınır. 6 Şubat depremleri sonrası Tezer için bu sevgi; yeniden inşa edilen Antakya için tanıklık ve mücadeleye dönüştü. Yıllarca şehir plancısı olarak akademik anlamda çalıştığı Antakya’yı unutturmamak ve ayağa kaldırmak için durmak bilmeden çabaladı, çabalıyor. 

Aslen Ankaralı olan Tuğçe Tezer’in Antakya ile yolları yörenin meşhur lezzeti biberli ekmek yemesiyle kesişiyor. Salça, soğan, çok çeşitli baharat ve zeytinyağıyla hazırlanan bir iç harcın hamurun üzerine yerleştirilmesiyle yapılan biberli ekmek Antakya’nın Antakya dışında da bilinen lezzetlerinden biri. 

2013 yılında İstanbul’da bir arkadaşının ikramıyla biberli ekmeği tadan Tezer, yemeğin içindeki zenginlik ve bu kadar farklı baharatların birbirinin tadını öldürmeden yakışmasına şaşırıyor, çünkü bu farklılık birleşimi ona göre sadece bir yemek değil aynı zamanda kültürün çeşitliliği, coğrafyanın derinliği.

Biberli ekmekle başlayan merak Tezer’de Antakya üzerine okumaların da kapısını aralıyor ve Antakya’nın kent tarihi üzerine bir doktora çalışması yapıyor. 

Kitaplar, haritalar, eski dergiler, fotoğraflar, kartpostallar… İki yıl boyunca Antakya’yı uzaktan inceliyor. Sonra 2015 yılının Nisan ayında Antep’ten bir minibüse binip Antakya’ya geliyor. 

İlk kez geldiği fakat çok yakından tanıdığı Antakya’da ilk adım attığı yer,  deprem öncesi köy garajları denilen bölge. Köy garajları, Antakya’nın en kalabalık, sesli, insan sirkülasyonunun en çok olduğu bölgelerinden biri. Burada kentin sadece turistik değil, her yüzünü görmek mümkün. Tezer, iki yıl kitaplardan okuduğu Antakya’ya, işte böyle bir noktadan giriş yapıyor. 

O ilk girişin üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçti. 6 Şubat 2023 depremlerinde Antakya’nın neredeyse bütün çehresi değişti. Ama Tezer, çok sevdiği bu şehri büyük bir inançla adımlamaya devam ediyor. “Antakya Yürünebilir Tarih Turu” hem onun için hem de Antakyalılar ve Antakyaseverler için iyileşmenin kolektif bir yolu…

Gördüğüm, okuduğum Antakya’dan daha fazlaydı

Tezer’i Antakya’daki ilk gününde mimar bir arkadaşı karşıladı, eski Antakya’nın dar sokaklarında birlikte yürüdüler. Avlulu evlere baktılar. Arkadaşları, “Okuduğun gibi değil burası” demiş, şehrin bakımsızlığından söz etmiş, hayal kırıklığı yaşayabileceğini söylemişlerdi. Oysa Tezer’in karşısındaki Antakya, okuduğundan daha eksik değil, daha fazlaydı. Yıllar sonra o ilk karşılaşmayı anlatırken “Ben az bile abartmışım” diyecekti.