İzninizle harikalar ülkesi
Kurmaca karakterlerin ölümsüzlüğü, bizlerin ölümlü yaşamlarını çekilir kılar. “Kalem kâğıttan türeme” dostlarımız hayal gücümüzü ve isteklerimizi kışkırtırken, edebiyat, toplumu tahakküm altına alma planlarını altüst eder.
Kurmaca karakterlerin ölümsüzlüğü, bizlerin ölümlü yaşamlarını çekilir kılar. “Kalem kâğıttan türeme” dostlarımız hayal gücümüzü ve isteklerimizi kışkırtırken, edebiyat, toplumu tahakküm altına alma planlarını altüst eder.
Tomris Uyar’ın karşısındayım. Lamartine Caddesi’ndeki evinde. Turgut Uyar öleli taş çatlasa altı yıl olmuş fakat koridorun ucunda her an görüneceği umudu sönmemiş olan o evdeyim. Yüzünde bir ifade. Teybin kayıt düğmesine basıp aramızdaki sehpanın üzerine koyuyorum.
Değişken ruh hali sebebiyle aşırılıklarla dolu, fırtınalı bir hayat yaşamış, çoğunlukla deliliğin sınırlarında gezmiş bir annenin çocuğu olmak... Fransız yazar Violaine Huisman bu hassas konuyu cesaretle ele alıyor, hem de sevgi dilinden hiç ödün vermeden.
Harbiye’den Gülhane’ye, Kadıköy’den Maçka’ya yükselen müzik sesleri... Geceleri Topkapı Sarayı’nın önünde uzayan kuyruklar… Kültür, sanat ve eğlencenin merkezi İstanbul’un Temmuz seçkisi emrinize amade.
Deniz Göktaş politik olduğu için komik değil, gerçekten komik olduğu için politik "söz"ünün etkisi de büyüyor. İnsanlar onu yalnızca kendi adlarına söylenemeyeni söylediği için değil, kendi hayatlarını ilk kez bu kadar sahici, gösterişsiz ve zekice anlatılmış hâliyle gördükleri için seviyor.
Yenal Bilgici: “İyi olan şeylerin uydurma olduğunu düşünmeye eğilimliyiz. Çünkü hakikat ayarlarımızla oynandı. Dijital yeni dünyanın da bunda rolü var, kendi hakikatini egemen kılmaya çalışan iktidarın da. Ama tesadüflere inanmak gerekir. Hayat karşılaşmaların gücüyle ilerliyor.”