Kimi okur onu gazetelerdeki yazılarıyla kimi Türkiye’nin entelektüelleri, akademisyenleri ya da yazarlarıyla yaptığı nehir söyleşi kitaplarıyla tanıyor. Türkiye’nin hakikat sonrasıyla geçen 2000’li yıllarını anlattığı denemelerini içeren Memlekette Tuhaf Zamanlar adlı kitabını da hatırlatmalı. Ve Sıfır Sayı adlı podcast’ini unutmamalı. Çünkü epey müptelası var. Nasıl olmasın! Yenal Bilgici podcast’inde hem gazeteciliğinden hem yazarlığından el alıyor. Bu mükemmel karışım haliyle dinleyiciyi cezbediyor. Bilgici, Sıfır Sayı’da günümüzün kaosu arasından çekip çıkardığı kitaplar, kişiler, farklı gündemler üzerine konuşmaya devam ederken araya giriyoruz ve bu kez onu biz ağırlıyoruz. Soracağımız şeyler var, çünkü ilk romanı Kuşlar İçin Ağaçlara Konma Kılavuzu yayımlandı. Gerçeğin eğip büküldüğü günümüzde, mitolojiyle kuşatılmış bir aşkı anlatıyor Yenal Bilgici. Aynı zamanda kitaplarla, filmlerle, insan hikâyeleriyle sarmalanmış bir roman bu. Bilgici, iki bölüme ayırdığı romanının birinci kısmını Bülent Ortaçgil’in Mavi Kuş, ikinci kısmını Sezen Aksu’nun Yeter şarkısından alıntılarla açıyor. Böyledir, aşkın halleri kimi hangi şarkıya savurur belli olmaz! Ama gelin önce hep beraber şu muhabbete savrulalım:
Büyük ve kolay kolay tekrarı olmayacak bir heyecanın ta kendisi: ilk roman. Kurgu bir dünya yaratma cesaretinin, hevesinin vardığı yer… Bu yüzden nasıl hissettiğini sorarak başlamak istiyorum.
Özgür hissediyorum; çünkü çok uzun çalıştığım bir metni sonunda bitirdim ve onu bir kitap formunda gördüm. Ama senin esas sorduğun meseleyi çok iyi anladığımı sanıyorum. Evet, o büyük edebiyat ırmağına bir damlayla dahil olmak, bütün hikâyelerin içinde bir başka hikâye kurmak her şeye değer.
Yazılarında 2000’li yılları sıklıkla anlatır, üzerine yazarsın. Hatta Türkiye’nin bu yıllarını Memlekette Tuhaf Zamanlar’da inceliyorsun. Romanında ise temelde bir aşk hikâyesi anlatıyorsun. Bu hikâye çağın getirdikleriyle kuşatılmış. Gerçeği ya da hakikati eğip bükmek meselesini de kitap boyunca diri tutuyorsun. Neden seni bu kadar ilgilendiriyor gerçek, hakikat ve hakikat sonrası?
