K A T K I L A R I Y L A

Çocuklar için yazan bir yazarsanız, onlarla bir araya geldiğinizde sıklıkla iki istekle karşılaşırsınız. Hikâye anlatmanızı ve bir kitabın içinde olmayı talep ederler. Hemen isimlerini söyleyip yeni yazacağınız kitaba onları da dahil etmenizi rica ederler. Bu her iki istek de kurmaca bir dünyada dolaşma arzusudur ve çocukluğun vazgeçilmezidir.

Bundan tam 164 yıl önce de bu arzu böyleydi. Alice’i düşünün… 4 Temmuz 1862’de Charles Lutwidge Dodgson, bizim bildiğimiz ismiyle Lewis Carroll arkadaşının kızlarını Thames Nehri’nde bir tekne gezintisine çıkardığında, üç çocuk ondan bir öykü anlatmasını istedi. O da kızlardan biri olan Alice hakkında hikâye uydurmaya başladı. Yorulduğunda “Arkası yarın”diyerek öyküyü sonlandıran adam, çocukların yalvarmalarına ve “Yarın şimdiii” diyerek ısrar etmelerine dayanamayıp beş kilometrelik tekne gezintisi boyunca anlatmaya devam etti. Gezinti bitip de evlere dönüldüğünde Alice, Charles Lutwidge Dodgson’dan kendisi için bu hikâyeyi yazmasını istedi. Dodgson, gece boyunca yazdı. Böylelikle Alice Harikalar Ülkesinde doğdu.