14 Mayıs 2023 Genel Seçimleri’nden önce “Erdoğan kaybederse biz dahil herkes yargılanır,” demişti. Erdoğan kaybetmedi ancak o aradan üç yıl geçmeden iki kolunda jandarma eşliğinde gözaltına alındı.
Cem Küçük'ün canhıraş savunduğu sistem, bu kez onu vurdu. Daha önce Küçük’ün başkalarına yaptığı gibi, o da peşinen suçlu ilan edildi. Küçük'ü ilk suçlayanlar da, ilk yalnız bırakanlar da kendi mahallesi oldu.
Uzun süre başkalarına parmak sallayıp sonu gözaltıyla bitenlere Rasim Ozan Kütahyalı ve Tamar Tanrıyar'dan sonra Cem Küçük de eklendi.
Kütahyalı ve Tanrıyar gibi Küçük de gazeteci olduğu iddiasında. Ama onun da halkın objektif haber alma hakkına ne kadar saygı duyduğu ve katkı sağladığı tartışmalı.
Cem Küçük nasıl Cem Küçük oldu?
Aslında kendisi bir yayınevinde uzun yıllar editörlük yaptı.
Medya sektöründe çalışmaya Yeni Şafak Gazetesi’nde yazarak başladı. Televizyonla da aynı grubun kanalı TVNet ile tanıştı.
İktidar ile Gülen Örgütü’nün ortaklık yaptığı yıllarda güllük gülistanlık geçinip gitti. Pensilvanya tabelalarının altında fotoğraflar çektirdi.
Yıllarca hizmet ettiği Gülen Örgütü’nün Ergenekon, Balyoz, Şike gibi operasyonlarında tutuklanacak isimleri günler öncesinde ekranlardan anons etme görevini üstlendi.
Köşe yazılarında iş insanı Aydın Doğan dahil onlarca insanı tutuklanacaklar diye hedef gösterdi.
İktidarın “darbe” olarak nitelendirdiği 17 Aralık operasyonlarında bile televizyon ekranlarında Gülen Örgütü’nü savundu:
"Hükümet - Cemaat kavgası değil bu. Bu hükümetle yargı ve emniyetteki yapılanmalar arasındadır. Cemaatin tüm dünyada okul hizmeti ve çeşitli hizmetler yapan bu güzel insanları hakkında iftira atmak olmaz."
İktidarın zamanla Gülen Örgütü’nün bileğini büktüğünü gören Küçük de dümeni “Reis’e” kırmaya başladı.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından o artık Gülen Örgütü’yle verilen savaşta iktidarın bir neferiydi. Sadece Gülenciler ile yetinmiyor, iktidara muhalif kim varsa gözüne kestiriyordu.
Gazetecisi, sanatçısı, iş insanını ayırt etmeksizin hedef gösteriyor, köşesinde ve ekranlarda tehdit ediyordu.
Sık sık “devlet büyüklerim” ifadesini kullanıyor, hatta kendisine MİT’e yakın imajı çiziyordu.
Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in ifşalarında “çakma MİT’çi” diye yer verdiği Küçük, muhalif isimlere yönelik birçok soruşturmada onları peşinen suçlu ilan etmek için ön saflarda yer alıyordu.
“Arada insan yalan…”
Adeta bir misyon yüklenmişcesine ekran ekran gezdirilip “soruşturmaların ne kadar sağlam delillerle” yapıldığını anlatıyordu.
Kimi zaman "MASAK raporuna göre (CHP Parti Meclisi üyesi) Berkay Gezgin, İBB'den bir milyon TL almış" kimi zaman da “(İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih) Keleş’in evinde balya balya, tam iki milyon dolar nakit para bulundu. Üstelik bu para, evdeki parkenin altına saklanmış. Görüntüler var,” gibi gerçek olmayan bilgiler onun üzerinden servis ediliyordu.
Bilgilerin yalan olduğu ortaya çıktığında da “Arada insan yalan... şey ağzından bir şey kaçırabilir” gibi açıklamalar yapmakta da bir beis görmüyordu.
Gazeteci Fatih Altaylı gözaltına alınıp tutuklandığında “Müsvedde tutuklandı” diye paylaşım yaparak sevinen Küçük, uzun yıllar ekranlarda boy gösterdi.