Manifest haftalardır Türkiye gündeminde… Önce grubun eski fotoğrafçısının iddiaları, son olarak da 28 Ağustos’ta, grubun kurucusu, prodüktörü Tolga Akış’ın müstehcenlik suçlamasıyla tutuklanması çok konuşuldu.

Grup, 30 Ağustos’ta İzmir’deki 30 bin kişilik konserde, gözyaşlarıyla sahneye veda etti. “2026’nın son Türkiye konseri” dense de Manifest’in geleceği merak konusu… 

Oysa 1,5 yıldır rüzgar gibi esen Manifest son aylarda uluslararası alana da adım atmıştı. Lady Gaga, Madonna, Beyonce ve çok daha fazla dünya starıyla çalışan ünlü organizatör John Giddings, Manifest ile anlaştı.

Grup, Dua Lipa’nın organizatörlüğünü yaptığı uluslararası bir festivalde sahneye çıktı, Türkiye’de yok satan arena konserleri yaptı. 

Hatta Manifest yeniden bir dalgaya da ilham verdi: girl band, boy band… Artık Manifest’in öncüsü olduğu bu sektörden pay isteyen bir sürü kız ve erkek grubu daha var. Crush, Aura, Mantra, Karma, Radikal ve daha fazlası… 

Ama şimdilik Manifest rüzgarı durdu. 

Peki bu noktaya nasıl gelindi? İddialar nelerdi? Manifest rüzgarının önü mü kesilmeye çalışılıyor? Manifest rüzgarı hangi yöne esecek? Yurtdışında milyon dolarlık örnekleri olan girl band ve boy band sektörü Türkiye’de neye benzeyecek? 

Tolga Akış ve Manifest’e yöneltilen iddialar

Grubun eski fotoğrafçısı Mesut Adlin, 20 Ağustos’ta, Manifest projesinin mimarı Tolga Akış’ı hedef alarak grup üyeleriyle 10 yıllık sözleşmeler yapıldığını, Spotify ve YouTube gelirlerinin tamamının Akış’a bırakıldığını, konser gelirlerinde ise her Manifest üyesine yüzde 10 pay verildiğini öne sürdü.

Marka iş birliklerinden üyelere ne kadar pay verileceğinin de yönetim tarafından belirlendiğini iddia etti.

Ayrıca üyelerin bazı özel hayat ilişkilerinin grubun imajına zarar verdiği gerekçesiyle sorun edildiğini ve müdahale edildiğini savundu.

Manifest ile ilgili her içerik gibi bu iddialar da çok konuşuldu. Tolga Akış’ın kurduğu ve Manifest’in de bünyesinde olduğu yeni medya şirketi Hypers cephesi iddiaları reddetti. Mesut Adlin önce tehdit ve şantaj suçlamalarıyla gözaltına alındı, sonra serbest bırakıldı.

Mesut Adlin’den söz ederken bir bilgiyi daha eklemek gerek. Adlin, 2025’in Ağustos ayında eğlence sektörüne yönelik ifşa dalgalarında öne atılan ilk isimdi. İddiaların ardından Manifest’le yolları ayrılmıştı. 

Adlin’in serbest bırakılmasından hemen sonra Tolga Akış, müstehcenlik, uyuşturucu madde kullanma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamalarıyla gözaltına alındı. 

Manifest grubu üyeleri hakkında da 6 Eylül 2025'te İstanbul'da verdikleri Küçükçiftlik Park konserinin ardından soruşturma açılmıştı, giydikleri kıyafetler “müstehcen” bulunmuş, “teşhircilik” yaptıkları iddia edilmişti. 

Aralık ayında görülen davada grup üyeleri hakkında ayrı ayrı 3 ay 22 gün hapis cezası verildi, ardından mahkeme grubun her bir üyesinin beş yıl denetim süresine tabi tutulmalarını hükmetti.

Bu soruşturmanın hiçbir aşamasında adı geçmeyen Tolga Akış, aylar sonra müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek suçundan tutuklandı. 

Manifest’in doğuşu

Manifest bugün Türkiye’nin en popüler kız grubu. Ama grubun hikâyesi bir albümle ya da bir single ile başlamadı. Tolga Akış, YouTube üzerinden yayınladığı Big 5 adlı yetenek yarışmasındaki adaylar arasından bu grubu oluşturdu.

Türkiye’deki müzik endüstrisi bu duruma pek alışık değildi.

Çok uzun yıllardır müzik sektörünün hemen her aşamasında yer alan ve ismini paylaşmak istemeyen bir sanatçıya göre, bu iddiaların bu kadar tartışma yaratmasının ardında yatan nedenlerden biri de bu süreç:

“Biz otantik hikayelere alışmış durumdayız. Bir şarkıcı çıkar, bir şarkı yapar, tutar, tutmaz. Her şey gözümüzün önünde olur. Bir hikaye yaşanır, o hikayenin kahramanı da gözümüzün önündedir. Ama burada çıkış bir yarışmayla oluyor. Burada belli kuşakların tam adapte olamadığı şey, bu çıkış hikayesi belki de… Hikaye ortaya çıkarken aynı zamanda üretiliyor. Esas mesele, sahnede olmayan birinin esas oğlan olması… Sürecin doğuşu, kararların alınması, işleyiş… Aslında Manifest ile dünyadaki bir akım Türkiye’ye getirildi ve müziğin endüstri kısmında aslında herkes buna yabancı. Böyle olunca hiçbir şey doğru düzgün konuşulamıyor ve herkes ‘Bu işin içinde kesin bir şey var’ diye düşünüyor.”

Marka haline gelen grupların finansmanı nasıl işliyor?

Manifest’in çıkış süreci Türkiye için yeni ama dünya için değil. Zira 2010’da İngiltere’de yapılan X Factor adlı müzik yarışmasında kurulan ve 2016’da yollarını ayıran müzik grubu One Direction bunun en muazzam örneklerinden biri. Bu yetenekler keşfediliyor, bir araya getiriliyor ve adeta bir proje gibi yönetiliyor. Öyleyse gelirler nasıl paylaşılıyor?

Adlin’in 15 dakikalık videosunun en ilgi çeken kısımlarından biri bu pastanın nasıl dağıtıldığı üzerineydi. Bir girlband veya boyband markalaştığında finansal çarkların nasıl döndüğü, asıl kime çalıştığı, pop müzik endüstrisinin en karmaşık alanlarından biri… Hemen her ülkede farklı hatta Türkiye’de çok deneyimli bir müzisyenin ifadesiyle yemek yapmak kadar değişik yolları var bu işin…