23 yıl Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni yöneten Melih Gökçek, yıllarca yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma, kamuyu zarara uğratma hatta Gülen yapılanmasına yardım etme gibi onlarca iddiayla suçlanmasına rağmen yargı karşısına hiç çıkmadı.

Fakat ne olduysa oldu, işler değişti. 4 Eylül Cuma günü, saat 16:00’da şüpheli sıfatıyla ifade verecek.
Peki bu noktaya nasıl gelindi?
Gökçek hakkındaki iddialar bugüne dek pek çok kez yüksek sesle dile getirildi. AK Parti’nin kurucularından ve ileri gelenlerinden Bülent Arınç onun için “Bu yapıya (Gülen) Ankara'yı parsel parsel satmıştır,” dedi.
Ekim 2017’de "Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından istifam istendi. Emrine uyarak görevi bırakıyorum," diyerek Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından istifa etti.
Gökçek yalnız değildi. O dönem AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş dahil beş büyükşehir belediye başkanının istifası istenmişti. Ancak bu istifaların neden istendiği yıllardır açıklanmadı.
2019 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi seçimle el değiştirdi. CHP’nin adayı Mansur Yavaş belediye başkanı seçildi.

İlk işi de Gökçek dönemindeki yolsuzluk iddialarını incelemek oldu. Kurduğu inceleme komisyonu yüzlerce hukuksuzluk tespit etti.
Yavaş’ın talimatıyla Gökçek hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na 100’e yakın suç duyurusunda bulunuldu. İddialarla ilgili klasörlerce belge de savcılığa iletildi.
Hakkında sayfalarca yolsuzluk haberi de yazılan Gökçek’i savcılar ifadeye bile çağırmadı.
Bir nevi dokunulmazlık zırhı olan Gökçek, sık sık muhalefetin de gündeminde oldu.
Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun evi basılarak sabaha karşı gözaltına alınmasıyla Gökçek örneği daha sık gündeme gelmeye başladı.
CHP’li belediyelere yönelik art arda yapılan operasyonlara tepki gösteren Mansur Yavaş, "Gökçek ve ailesi yargılanmadan hiç kimseyi yargılayamazsınız," dedi.
Yine de Gökçek’in etrafındaki koruma zırhı kaldırılmadı.
Bir haber, iddialar ve başlayan soruşturma
Ancak 27 Ağustos Perşembe günü Onlar TV adlı YouTube kanalında bir haber yayınlandı.
Gazeteci Murat Ağırel, Gökçek ailesinin ülkeden çıkardığı paralarla Almanya’da şirketler kurduğunu ve bu şirketler üzerinden evler ve işyerleri satın aldığını iddia etti.
Satın alma işlemlerinde de Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ile eşi Hülya Gökçek ve dedesiyle aynı adı taşıyan çocukları İbrahim Melih Gökçek’in adının geçtiğini öne sürdü.
Bu iddiayı araştırmak için Almanya’ya gittiğini belirten Ağırel, yayınında gösterdiği bazı binaların Gökçek ailesine ait olduğunu belirtti.
Haber kamuoyunda tartışılırken 29 Ağustos Cumartesi akşamı saat 23.00’te, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı resmî X hesabından bir basın duyurusu yayınladı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ağırel’in haberini ihbar kabul ederek soruşturma başlattığını açıkladı.
“Bazı basın ve yayın organlarında, İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde öne sürülen iddialara ilişkin olarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır.”
İddialar oğul ve gelin hakkında ama soruşturma Melih Gökçek’e
Ancak yayınlanan haberde, Türkiye’den para çıkarıp Almanya’da mülk alanlar arasında doğrudan Melih Gökçek’in adı yer almıyordu.
Buna rağmen savcılık açıklamasına göre soruşturma, habere konu olan oğlu, gelini ve torununa değil, Melih Gökçek’e açılmıştı.

