“Türkiye 2030 itibariyle su fakiri bir ülke olacak.”
Bu cümle onarıcı ve sürdürülebilir tarım uygulamaları konusunda eğitim veren, İzmir’de doğmuş büyümüş, hayvancılıkla uğraşan Edwin Clarke’ın, Kahramanmaraş’ın 800 nüfuslu Soğukpınar köyünde verdiği eğitimde en iz bırakanlardan biri.
Zira Dünya Kaynakları Enstitüsü’nün verilerine göre en iyimser senaryoda bile 2030 yılında, bölgedeki su stresi yüzde 80’in üstüne çıkacak.
Su stresi, eldeki su miktarının suya olan talebi karşılamıyor olması demek.
Konu iklim krizi olduğunda özellikle büyük şehirlerde yaşayanların geleceğe dönük verilerle ilişkisi mesafeli olabiliyor. Uzak bir geleceği düşünmek yerine, kredi kartı borcunu düşünmeyi tercih edebiliyoruz oysa ana geçim kaynağı tarım olan insanlar için durum hiç de böyle değil. Onlar iklim krizini en derin haliyle şu anda hissediyorlar.
Fayn, bu duruma tanıklık etti, Kahramanmaraş’ta ana geçim kaynağı tarım olan iki köyde verilen susuzluk mücadelesini gözlemledi. Hayata Destek Derneği’nin bölgede yürüttüğü çalışmalar kapsamında köyün susuzluk sorununa çözümle giden Edwin Clarke’ın eğitimini dinledi.
Depremin ardından şiddetlenen su sıkıntısı
Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesine bağlı komşu köyler olan Kaleköy ve Soğukpınar’daydık.
