Türkiye’de yakın dönemde yayımlanan birkaç haber, Portekiz’in “ayda 51 bin lira geliri olan Türk vatandaşlarına kapılarını açtığını” duyuruyordu.
Haberlerin çoğu emekli maaşı, kira, faiz ya da temettü gibi kaynaklardan aylık 920 euro düzenli gelir gösterebilenlere verilen D7 vizesinin koşullarını anlatıyordu.
(Gerçi bu haberler yayınlandığında 51 bin TL’ye tekabül eden tutar, iki haftada 52 bin TL’ye dayandı.)
Haberlerin ardından ben de bu tür içeriklerle karşılaşan Türkiye’deki yakınlarımdan üst üste mesajlar almaya başladım.
İstanbul’da iptal edilen konser, şehrin semalarında alkol yasağını tebliğ eden drone haberlerinden daralıp, başka bir yaşam ihtimali arayanların soruları genelde aynı minvaldeydi:
“Gerçekten bu kadar kolay mı?”, “52 bin lirayla Portekiz’de yaşayabilir miyiz?”, “Biz de başvursak olur mu?”
Yaklaşık bir yıldır Portekiz’de yaşayan biri olarak kısa yanıtım şu: Evet ama kağıt üstünde.
Doğrusu bugünlerde daha huzurlu, daha sakin ve en önemlisi daha yasaksız bir ülke arayanlar için Portekiz, ilk bakışta heyecan verici bir seçenek.
Üstelik dayandığı rakam uydurma da değil: Portekiz’de 2026 yılı için belirlenen asgari ücret 920 euro. Yeni yatırımcılara ve ekonomiyi canlandıracak göçmenlere kapılarını açmak isteyen Portekiz devlet yetkilileri de bu aylık gelirden yola çıkarak tek kişi için asgari böyle bir tutar belirlemiş durumda.
Sabit gelir ya da D7 olarak adlandırılan bu vize türü de emeklileri ve kendi düzenli pasif gelirleriyle bir Avrupa ülkesinde yaşamak isteyenleri hedefliyor.
Hemen belirteyim, bu tutar tek yetişkin için aranan geçim kaynağı olarak hesaplanıyor.
Ama burada üç ayrı mesele tek bir cümleye sıkıştırılıyor: D7’ye başvurabilmek, vizeyi alabilmek ve o gelirle Portekiz’de yaşayabilmek.
Bunlar aynı şey değil.
920 euro neyin karşılığı?
Portekiz mevzuatına göre D7 vizesi başvurularında geçim kaynağı hesabında ilk yetişkin için asgari ücretin yüzde 100’ü, ikinci ve sonraki yetişkinler için yüzde 50’si, çocuklar ve bakmakla yükümlü olunan gençler için yüzde 30’u esas alınıyor.
Dolayısıyla 920 euro yalnızca tek başına başvuran bir yetişkin için başlangıç rakamı.
İki yetişkin ve bir çocuktan oluşan aile için 2026’daki yasal hesap aylık 1.656 euroya, yıllık 19 bin 872 euroya ulaşıyor.
Üstelik bu miktarı göstermek, vizenin otomatik olarak verileceği anlamına gelmiyor. Gelirin yalnızca tutarına değil; kaynağına, düzenliliğine, sürdürülebilirliğine ve belgelenebilir olmasına da bakılıyor. Başvuru sahibinin konaklama düzeni, banka birikimi, sigortası ve dosyanın diğer koşulları da değerlendiriliyor.
Bir başka deyişle 920 euro, “Portekiz bu parayla yaşayabileceğinize karar verdi” demek değil. Yalnızca mevzuatta kullanılan asgari hesaplama ölçülerinden biri.
Göçmenlere yönelik vize süreci ve emlak danışmanlık hizmeti veren Meet in Portugal ekibinden Tuğba Babaoğlu, başvuru sahiplerine ilk olarak tam da bu ayrımı anlatıyor:
“Bunlar minimum rakamlar ama bu rakamlarla yaşamak mümkün değil. Lizbon merkezde oda kiraları bile 700 euro civarında. En büyük kalem konut.”
Babaoğlu’na göre tek kişi tutumlu davranırsa aylık 250–300 euro civarında bir mutfak bütçesiyle yaşayabilir.
