Gazeteci İsmail Arı, haberciliğin sessizlerin sesi olma ve kamu adına denetleme görevi yapma olduğunu hiç aklından çıkarmayan bir meslektaşımız.

BirGün gazetesinde sayısız yolsuzluk ve rant haberleri yaptı, bu haberleri nedeniyle defalarca savcılığa ifade verdi. 

16 Ocak’ta gazetesinin YouTube kanalında yayımlanan “Erdoğan Ailesinin Vakıfları” yayınından sonra yeni bir soruşturmayla karşılaştı. 21 Mart 2026’da,  Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde, aile ziyareti sırasında Tokat’ın Turhal ilçesinde gözaltına alındı. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandı.

Arı hakkında hazırlanan iddianame Ankara 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 2 yıl 3 aydan 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi. Davanın ilk duruşması 5 Haziran’da görülecek.

İsmail Arı, tutulduğu ve Sincan Zindanı olarak tanımladığı cezaevinden yazılarına devam ediyor.

Fayn’ın sorularını da avukatları aracılığıyla yanıtladı. 

Biraz kendinizden bahseder misiniz? Nerede doğdunuz? Kaç yaşındasınız? Ne okudunuz? 

İstanbul’un Sarıgazi semtinde doğup büyüdüm. Öyle varlıklı, hali vakti yerinde bir aile değiliz. Annem ve babam çalışkanlıklarıyla bilinen işçi ve emekçi insanlar. Babamdan hep alın terinin karşılığını almayı öğrendim. 

Neden gazeteci oldunuz?

Lisede yaz tatillerinde çalışırdım. Liseyi bitirirken bir yol ayrımına geldim. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği ile Gazetecilik okumak arasında kaldım. Her iki bölümde de topluma faydalı olacağımı düşündüm. "Öğretmen olup sorgulayan nesiller yetiştirmeliyim" diyerek önce tüm tercihlerimi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği üzerine yaptım.