Felsefe yapma! Bu söz dilimize yerleşmiş bir kalıp neredeyse. “Gereksiz konuşma” ya da “boş laf etme”, demek yerine bu söz kullanılıyor.

Üstelik şaka olsun diye değil.

Bunu söyleyenlerin (en azından büyük bir kısmı) gerçekten de gereksiz konuşan, boş laf edenler için kullanıyorlar bu lafı. Ne yazık…

İşte “felsefe yapma!” diyenlerin ülkesinde gerçekten felsefe yapıyordu İoanna Kuçuradi. Çok zor iş. İnsan ve insan hakları, etik ve değer gibi kavramlar üzerine hayatı boyunca ‘boş boş’ konuştu.

Önümüzdeki bir hafta boyunca Kuçuradi hakkında ne çok sosyal medya paylaşımı yapılacak…

Bu paylaşımların çoğu ‘felsefenin çınarı’, ‘hocaların hocası’, ‘Türkiye’nin büyük felsefecisi’ sıfatlarıyla başlayacak. Hiçbiri yanlış değil. O bunların hepsiydi…

Ama Kuçuradi’yi sadece bu tür kısacık sıfatlarla anlatmaya çalışmak ne kadar doğru ne kadar yeterli?

Bir çağ hastalığı olarak her şeyi küçültmek, kısaltmak derdindeyiz. Bence bu hastalık, reklamcı zihniyetinin ‘pompaladığı’, hadi bu ifadeyi biraz hafifletelim ‘desteklediği’ bir dünyanın sonucu.