EDİTÖRÜN NOTU

FNF Türkiye iş birliği ile hazırladığımız bu yazı dizisinin her bölümünde çalışmalarıyla fark yaratan isimlerin ilhâm veren hikâyelerine mercek tutuyoruz. Sizin de hikâyesini merak ettiğiniz isimler varsa hello@fayn.co e-posta adresinden editör masamıza iletebilirsiniz.

“Bir avuç altının olacağına, bir avuç toprağın olsun” der bir Anadolu atasözü. 

Yediğimizin, içtiğimizin, suyumuzun ve çok daha fazlasının özü olan toprak, tahmin ettiğimizden çok daha kompleks bir yapıya sahip.

Ama bu serveti, yani toprağı korumak ve ayakta tutmak, toprağın yapısını bozan kimyasallar, iklim değişikliği, bilinçsiz tarım gibi nedenlerle artık o kadar da kolay değil. 

Toprağı yalnızca ürün alınan bir kaynak olarak görmeyen, onu mutlu etmek isteyen bir anlayışa ihtiyacımız var. Zira toprak, korunması ve yeniden canlandırılması gereken, yaşayan bir ekosistem. 

İşte toprağa böyle bakmaya, onarıcı tarım ya da rejeneratif tarım deniyor. 

Yıllardan beri sahada çalışan Edwin Clarke, tam da böyle bir anlayışın uygulayıcısı ve eğitmeni. Aynı zamanda Toprağa Merak Uygulama Topluluğu’nun kurucularından biri. 

Toprağa ilginin kökleri

Edwin Clarke, İzmir Bornovalı. Haliyle Edwin ismiyle Türkiye’de yaşamanın zorlayıcı olduğundan bahsediyor. Hayatının bir kısmı, bu ismi açıklamakla geçmiş. 

Anne tarafı, mübadele zamanında İzmir’e yerleşen Girit göçmenlerinden. Baba tarafı ise 19. yüzyıl ortasında İskoçya’dan İzmir'e göçmüş.

Türkçe konuştuğunda insanların yüzündeki şaşkınlık ifadelerinin kısa sürdüğünü söylüyor zira Türkiye’nin farklı kültür ve kökenden insanlara alışık olduğunu düşünüyor:

“Beş kuşaktır Türkiye’de yaşayan bir aileden geliyorum ve kendimi her zaman buralı hissettim. Anadolu’nun farklı yerleriyle tanışıklığım arttıkça bu coğrafyaya olan hayranlığım da artıyor.”

Clarke’ın çocukluğu doğanın içinde, toprağa merak duyarak geçiyor. Şu anki en büyük uğraşı da tam olarak bu: Toprağa karşı merakı körüklemek, onu daha iyi anlamamızı ve yaşatmamızı sağlamak…