İnternetin çağımızın en büyük nimeti ve laneti olabilir.
Şayet benim gibi internette gereğinden fazla zaman geçiriyorsanız sürekli yeni şeyler öğrenmenin verdiği keyfin yanında karşılaştığınız binbir saçmalık karşısında akıl tutulması da geçiriyor olabilirsiniz.
Şu sıralar internetin lanetli tarafındayım.
Zira bir grup genç erkeğin daha iyi görünmek ve potansiyel partnerler tarafından tercih edilme oranlarını artırmak için çene kemiklerini kırdıkları bir topluluğa denk geldim.
Siz daha denk gelmediyseniz hemen anlatalım.
Looks-maxxing adı veriliyor bu akıma.
Bu akım dış görünüşlerini toplumda var olduğunu düşündükleri baskın standartlara göre yeniden şekillendirmek isteyenleri tek çatı altında topluyor.
Sadece görüntüyle yetinmeyenler de var. Sabah kahvaltısından sosyal ilişkilere, uykudan doğurganlığa kadar hayatın her alanında “en büyük” olma peşinde koşanlar için türeyen akımlar da mevcut.
Bu en büyük, en iyi, en tepede, en optimumda meselesiyle kafayı bozanları ve looks-maxxing trendini daha iyi anlamak için akımların çıkış noktasını ve temsilcilerini incelemek, yani dünyaya bu sefer Z kuşağının gözünden bakmak gerekiyor.
Maxxing nereden çıktı?
Kelimelerin sonuna konulan -maxxing ekini Türkçeye maksimize ya da optimize etmek olarak çevirebiliriz. Daha da Türkçeleştirecek olursak bir şeyi en iyi hale getirme, olabildiğince iyileştirme de denebilir.
