Fonda dalga sesleri, masada paylaşılmış birkaç meze, telefonlardan biri elden ele dolaşıyor. Bir yandan İbrahim Selim'in Foto'n Gitti programından kısa videolar açılıyor, bir yandan herkes kendi hayatından bir örnek anlatıyor.
Sonra arkadaşımız Pınar telefonunu masaya bırakıyor. “Size bir şey soracağım.” Hepimiz dönüyoruz. “Biriyle görüşmeye başladım.” “Ee, güzel.” “Yok... öyle değil.” Bir an duruyor. “Bazen üç saat telefonda konuşuyoruz. Gün içinde 50 mesaj geliyor. Sonra iki gün hiç yazmıyor. Ardından hiçbir şey olmamış gibi geri dönüyor.”
Masanın diğer ucundan o klasik soru geliyor. “Peki, sevgili misiniz?” Pınar gülüyor.
“İşte onu bilmiyoruz.”
Masada kahkahalar yükseliyor. Ardından herkes aynı anda konuşmaya başlıyor. “Yazıyorsa seviyordur.”, “Yok canım, kesin başka biri vardır.” “Bence biraz bekle.”, “Yüz yüze konuştunuz mu?”
