İstanbul’da keşfedilecek altı bağımsız kitabevi
İstanbul’un hızla değişen çehresinde, sadece kitap satmakla kalmayıp birer kültür vahası olarak ayakta duran bağımsız kitabevlerini derledik.
İstanbul’un hızla değişen çehresinde, sadece kitap satmakla kalmayıp birer kültür vahası olarak ayakta duran bağımsız kitabevlerini derledik.
Judith Hermann, Bütün Aşkların Başlangıcı’nda aşkı değil, güvenli görünen bir hayatın ne kadar kırılgan olduğunu anlatıyor. Epeydir bunca soğukkanlı, bunca ölçülü, sade, sessiz, zarif ama bir o kadar huzursuz ve gerilimli bir şey okumamıştım.
Ayfer Tunç’un Annemin Uyurgezer Geceleri, birçok şeyi anlatıyor ama asıl Türkiye’nin son yıllarda geçirdiği ekonomik ve sosyal dönüşümü anlatıyor. Sırlarla dolu üç kuşak kadın üzerinden bu dönüşümü anlatan romanı elimizden bırakamadık.
Kadın düşmanlığını bireysel sapkınlık değil, kültürel bir yapı olarak ele alan Kadınlardan Nefret Eden Erkekler, nefretin nasıl görünmezleştiğini anlatıyor. Laura Bates, incel kültürünün yalnızca kadınları değil, erkekleri de tüketen bir ideolojiye dönüştüğünü ortaya koyuyor.
İki erkeğin X’te başlayan ego savaşı ne kadar tuhaf noktalara varabilir? Doğu Yücel’in yeni kitabı Trol, bu soruyu merkezine alıyor ve gerçek ile absürdü birbirine katıyor. Bu hikâyeyi ve düşündürdüklerini Doğu Yücel ile konuştuk.
“Bir sürü şeyini ama en çok sessizliğini sevdim bu kitabın. Caldwell bizi hiç etkilemeye çalışmıyor, çok derin yerlerden sesleniyor ama asla sesini yükseltmiyor, bir şeyi parlatmıyor. Her hal, her duygu, olduğu gibi, kendi halinde güçlü ve güzel. Can yakıcı ama yine de güzel.” Melisa Kesmez yazdı.