Fayn Haftalık’tan selamlar. 

Arkamıza yaslanıp azıcık soluklanmayı, salyangoz misali yavaşlayıp kendi içimize çekilmeyi hayal ediyorduk ama hayallerimizin üstüne mutlak butlan düştü.

Oysa bu haftayı esnek çalışma saatlerinden bahsedenlere savaş açarak, Mehmet Akif Ersoy iddianamesini okuyarak, Millî Mücadele kahramanı gençleri anarak geçirmiştik.

Gittiğimiz Manifest konseri yanımıza kar kalmıştı, ne kadar baygınlık verici olsa da ROK’un yeni sezonuna da başlamıştık.

Gelecek hafta ekip olarak bayram tatiline gitme planı yapmıştık. 29 Mayıs bültenini pas geçip 5 Haziran’da dönecektik. Bakalım, belki yine öyle yaparız.

Ama yine de şimdiden iyi bayramlar.

Butlanlı mutlakiyet dönemi

Yakın dönem Türkiye siyasal tarihi, bugün bile etkileri hissedilen ve tartışılan onlarca yargı kararı ile malul bir tarih.

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada çıkan mutlak butlan kararı yani bu kurultayları geçersiz kılıp, eski CHP yönetiminin tekrar partinin başına getirilmesi de şüphesiz bu tarihi kararlardan biri olarak şimdiden tarih sayfalarında yer aldı.

Böyle bir iklimde çıkan bu karar, belki yıllar sonra hukukun siyasete müdahalesinin sıradanlaştığı dönemin sembollerinden biri olarak okunacak. Belki de tam tersine, Türkiye’nin yeniden hukuk devleti olmasına giden yolda dönüm noktalarından biri olarak anılacak. Buna zaman karar verecek.

Ama şu açık: Demokrasi yalnızca seçim yapmak değildir. Seçimlerin adil bir biçimde yapıldığına herkesin inanması ve bu inançtan doğan meşruluktur. O inanç zedelendiğinde, geriye sadece mutlakiyetçi kazananların değil, sistemin kendisinin tartışıldığı bir ülke kalır.

Butlanlı mutlakiyet dönemi
Demokrasi yalnızca seçim yapmak değildir. Seçimlerin adil bir biçimde yapıldığına herkesin inanması ve bu inançtan doğan meşruluktur. O inanç zedelendiğinde, geriye sadece mutlakiyetçi kazananların değil, sistemin kendisinin tartışıldığı bir ülke kalır.

Kim, ne dedi?

CHP’de Özgür Özel, “mutlak butlan” kararı sonrası ilk mesajında “Teslim olmamayı vadediyorum” dedi. Kurultayda kaybettiği koltuğa 30 ay sonra mahkeme kararıyla dönecek olan Kılıçdaroğlu sukunet istedi. Bahçeli'den ise Kılıçdaroğlu'na “feragat” çağrısı geldi. Ekranlarda baskın seçim ihtimali konuşulmaya başladı bile.

Mutlak butlana kim, ne dedi?
CHP’de Özgür Özel, ilk mesajında “Teslim olmamayı vadediyorum” dedi. Kurultayda kaybettiği koltuğa 30 ay sonra mahkeme kararıyla dönecek olan Kılıçdaroğlu sukunet istedi. Bahçeli’den ise Kılıçdaroğlu’na “feragat” çağrısı geldi. Ekranlarda baskın seçim ihtimali konuşulmaya başladı bile.

İmamoğlu: Yargılamayı sandıkta siz yapacaksınız

İBB davasının 11. haftasında etkin pişmanlık ifadelerinin bazıları geri alındı, yeni tahliyeler geldi. Ekrem İmamoğlu ise hem diplomasıyla ilgili jet istinaf kararına hem de yargı sürecine sert çıktı: “Mahkemelerde yargılama yok. Yargılamayı siz sandıkta yapacaksınız.”

İmamoğlu: Yargılamayı sandıkta siz yapacaksınız
İBB davasının 11. haftasında etkin pişmanlık ifadelerinin bazıları geri alındı, yeni tahliyeler geldi. Ekrem İmamoğlu ise hem diplomasıyla ilgili jet istinaf kararına hem de yargı sürecine sert çıktı: “Mahkemelerde yargılama yok. Yargılamayı siz sandıkta yapacaksınız.”
SPONSORLU

Siz işinize odaklanın muhasebeyi Robom halleder

Cirosu belirli bir sınırı aşan iş sahiplerini, 1 Temmuz’a kadar e-faturaya geçme zorunluluğu bekliyor.

Ama merak etmeyin. Süreci sizin adınıza sorunsuz halledecek bir asistanınız var.

Yapay zeka destekli ön muhasebe çözümü Robom, tüm finansal süreçlerinizi daha akıllı ve verimli bir hale getiriyor.

Gelir gider takibinizi de o yapıyor, e-fatura yönetiminizi de. Fatura kesmekten de anlıyor, cari hesap takibinden de.

Bu linkten, FAYN26 koduyla kaydolarak yüzde 50’ye varan indirim fırsatlarından faydalanabilir, Robom’u keşfetmeye başlayabilirsiniz. Üstelik yıl sonuna kadar geçerli sınırsız e-fatura kontörü ve bir yıllık e-imza hediye.

Polonya nasıl başardı? 

1990’larda ucuz iş gücü deposu olarak görülüyordu. Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde Polonyalı tesisatçıların Batı Avrupa iş piyasasını istila edeceği öne sürülmüştü. Aynı Polonya bugün batarya üretiminden savunma sanayiine, yazılımdan oyun sektörüne kadar yüksek katma değerli alanlarda Avrupa’nın yeni üretim ve teknoloji üslerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarıdan alınacak derslere baktık.

Polonya nasıl başardı?
Bir kuşak önce vatandaşlarına un ve şekeri karneyle dağıtan, işçilerine komşusu Almanya’nın onda biri kadar ücret verebilen Polonya bugün AB’nin lokomotif güçlerinden biri. Polonya nasıl başardı? Hukuk devleti olmak ekonomisini nasıl etkiledi? Bu başarıdan çıkarılması gereken dersler ne?