Yakın dönem Türkiye siyasal tarihi, bugün bile etkileri hissedilen ve tartışılan onlarca yargı kararı ile malul bir tarih.
CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada çıkan mutlak butlan kararı yani bu kurultayları geçersiz kılıp, eski CHP yönetiminin tekrar partinin başına getirilmesi de şüphesiz bu tarihi kararlardan biri olarak şimdiden tarih sayfalarında yer aldı.
Kutuplaşmanın keskinleştiği toplumda herkes kararı kendi açısından okuyacak. Bugün verilen kararın hukuki dayanakları uzun uzun tartışılacak.
Ancak tarih, siyasetin akışına yön verecek bu mutlak butlan kararını yalnızca hukuk usulü açısından değerlendirilmeyecek. Bu kararın çıktığı iklimi de hesaba katacak.
O iklimi oluşturan unsurlar da belli: seçilmiş belediye başkanları yerine kayyum atamalarının yapıldığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı olası Cumhurbaşkanı aday adayının yine tartışmalı bir mahkeme kararıyla diplomasının iptal edildiği, adalete duyulan güvenin her geçen gün azaldığı, yolsuzluk iddialarının yoğunlaştığı, sivil toplum üzerindeki baskıların hissedildiği, halkın haber alma özgürlüğünü ağır bir biçimde zedeleyen bir medya ortamının oluşturulduğu gazetecilerin hapse atıldığı bir iklim.