İBB Davası’nda, başladığı 9 Mart’tan bu yana üçüncü kez aylık tutukluluk incelemesi yapıldı.

414 kişinin yargılandığı davada mahkeme dokuz ismin tahliyesine karar verdi.

Mahkeme onbirinci haftaya, 18 Mayıs Pazartesi günü iş insanı Murat Kapki’nin yarım kalan savunmasıyla başladı.

Savcılıkta verdiği “etkin pişmanlık ifadelerini” reddeden Kapki, İBB’ye yönelik yürütülen gizli soruşturmayı, şüphelilerin gözaltına alındığı 19 Mart 2025 operasyonundan yaklaşık beş ay önce öğrendiğini açıkladı:

“Bana, 2024’ün ekim ayı gibiydi, Çetin Ayas diye bir arkadaş geldi. ‘Seninle, şirketlerinle alakalı bir gizli soruşturma yürütülüyor’ dedi ve gitti. Sonra ben bu Çetin’i aradım. Ocak ayının ilk haftası gibiydi, tekrar geldi. Dedi ki, ‘Bu dosya içerisinde nerede olduğunuzu, nasıl olacağınızı, ne olacağınızı hepsini açıklarız. Bununla ilgili bana bir 100 bin dolar para verirsen ön anlaşma olarak hani bunu bir görürüm, bakarım ne olacağını her şeyini anlatırım size’ dedi. Bu arada ben bunların hepsini savcıya ifademde anlattım.”

Bu sözler üzerine Mahkeme Başkanı “İfadenizde var mıydı?” diye sordu.

İfadesinde bu isme ve söylediklerine yer verdiğini belirten Kapki, “Ama Sayın Başkanım hiçbir şey yapılmadı ki. Kimse Çetin'i gidip arayıp bulmamış, kimse soru sormamış. Benim kardeşimi dahi alıyorlar, eşimi alıyorlar ama ona hiçbir şey yapmadılar.” diye yanıt verdi.

Soruşturmayı öğrenmesinin ardından TÜRGEV yöneticisi olan İsmail Kaan'a durumu anlattığını iddia etti:

“O da 'Böyle bir şey varmış' dedi. ‘Sen mallarını benim üzerime geçir, hiçbir şey yapamazlar’ dedi. Dedim ki ‘İsmail, geçirsem bu sefer hani sıkıntı olmayacak mı? Bütün malları senin üzerine geçiriyorum, bu da belli olacak.’ ‘Bana hiçbir şey yapamazlar’ dedi.”

Kapki, AK Partili Osman Kaan'ın da oğlu olan İsmail Kaan'a sekiz gayrimenkulünü devrettiğini savcıya anlattığını ancak onunla ilgili de hiçbir işlem yapılmadığını anlattı:

“İsmail Kaan'ın buraya getirtilip dinlenmesini istiyorum. Herhalde siz de çağırırsınız diye düşünüyorum. Hatta babası Osman Kaan'ın da gelmesini, çünkü 1 milyon 750 bin dolar verip daha fazlasını kimlere vermiş oğlunu kurtarmak için. Yani benim aklıma birçok şey geliyor da sizin de aklınıza geliyordur herhalde bunu öğrenmek.”

Murat Kapki’nin ifadesinin ardından çapraz sorgusuna geçildi. Sorguda Kapki, hem İnan Güney hem de Murat Ongun hakkındaki rüşvet iddialarını içeren ifadelerini kabul etmedi.

Mahkeme Başkanı: Savcılık ifadenizdeki hususlardan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile ilgili bir anlatımınız var. Bu ifadeler doğru mudur?

Murat Kapki: Değil. Tamamen yönlendirmeyle verilmiş ifadelerdir.

Mahkeme Başkanı: Murat Ongun'un ring aracında Emrah Bağdatlı ile ilgili kurduğu bir cümleden bahsetmişsiniz, bu yönde ifadeniz var. Bu ifadeniz doğru mudur?

Murat Kapki: Değil başkanım.

Mahkeme Başkanının ardından savcı sorular yöneltti. Önce Kapki’nin şirketlerini sordu. Sonra da yanında çalışan bazı isimleri. Soruları yanıtlayan Kapki, savcıya tepki gösterdi.

Savcı: Bir tanık, Murat Kapki kanunsuz işlerini Şehmuz'un üzerine yapıyordu. Beykoz Acarkent'teki bulunan villasının inşaatı süresince imarla ilgili yaşanan bir sıkıntıda sahte kontrat düzenleyerek sorumluyu Şehmuz olarak gösterdi.

Murat Kapki: Bunun İBB ile ne alakası var? Tamamen beni yönlendirmeye çalışıyorsunuz.

Savcı: Tamam, cevap vermek zorunda değilsiniz.

Murat Kapki: Bakın siz bana İsmail Kaan’ı soracak mısınız?

Savcı: Ya bakın benim sorularımı bırakın beyefendi.

Murat Kapki: Tamam da Savcı Bey neden bunu sormuyorsunuz? Özellikle üstüne basarak İsmail Kaan, Çetin Ayas bunları özellikle soruyorum. Neden bana bunlarla ilgili siz de sormadınız?

Savcı ile Kapki’nin tartışmasını mahkeme başkanı araya girerek bitirdi.

Mahkeme Başkanı: İsmail Kaan ile ilgili suç duyurusunda bulunuyorum dediniz. Yani İsmail Kaan ile ilgili gereğini yapacak makam ben değilim zaten. Tanık olarak dinlenme yönünde İsmail Kaan ve babasının tanık olarak dinlenmesi yönündeki talebini aldım zaten.

İmamoğlu: “Yakında seçim ihtimali mi var?” 

Dava devam ederken İmamoğlu’nun, diplomasının iptali üzerine başvuru yaptığı istinaf mahkemesinin kararı yayınlandı.

İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin diplomanın iptaline ilişkin kararının “usul ve hukuka uygun” olduğunu belirterek, İmamoğlu’nun başvurusunu reddetti.

Danıştay’a itiraz hakkı bulunan İmamoğlu, bu kararı mahkeme salonunda öğrendi.

Karara ilişkin konuşan İmamoğlu, bu kararın seçim hazırlığı olduğunu belirtti:

“Mahkemenin asıl başkanını görevden aldılar 3-4 hafta önce. 3-4 haftada bir istinafın karar vermesi, siyasi bir karar vermesi tarihte görülmüş bir şey değil. Yani ahmak davası bile üç yıl bekledi. Böyle bir hız daha önce hiç görülmedi. Bu jet karar, siyasetten âri değildir; onu söyleyeyim. ‘Gaye vasıtayı meşru kılar’ anlayışına sahip olanlar, zaten mahkeme dizaynı ile kararı önden belli etmiştir. Tabii ki Danıştay’a gideceğiz. Ama asıl soru: Bu acele niye? ‘Demek ki birileri yakında seçim ihtimalini mi acaba düşünüyorlar’ diye hep düşünmeden edemiyorum. ‘İmamoğlu aday olmasın’ diye de acele karar vermeye devam ediyorlar. Utanç vericidir. Yazıklar olsun. Ama söyleyeyim: Hayatta rakibinden bu kadar korkan birisi yoktur. Gün doğmadan neler doğacak?”

Kültür A.Ş'nin zarar ettiği iddialarına yanıt

19 Mayıs nedeniyle Salı günü yapılmayan duruşmaya Çarşamba günü İBB Kültür A.Ş Müdürü Serdal Taşkın’ın savunmasıyla devam edildi.

Rüşvet ve ihale yolsuzluğu iddialarını kabul etmeyen Taşkın, “14 ay görev yaptım, 14 aydır da tutukluyum.” dedi.

Kültür A.Ş ile ilgili müfettişlerin zarar ettirildi sonuçlu raporuna tepki gösterdi:

“Pandemi döneminde insanların sokağa çıkamadığı günlerin olduğu bir zamanda, reklam sektörü zarar ederken, Kültür AŞ kesinlikle zarar etmemiştir. Aksine kâr etmiştir. Mülkiye müfettişi raporunda kârdan zarar etmiştir tespitinde bulunmaktaysa da pandemi döneminin zorluklarını göz önüne almamıştır. Eğer mülkiye müfettişi raporunu hazırlarken Ankara'daki üst geçitlere, Çanakkale Köprüsü'ne, Osmangazi Köprüsü'ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne, şehir hastanelerine baksaydı, zararın ne olduğunu görecekti. Ya da en azından %98 yanılma nedeniyle tek yolcunun inmediği ama devletin müteahhide parasını ödediği havalimanlarındaki milyonlarca liralık zararı görecekti.”

Gürlek’in mal varlığına gönderme

Taşkın’ın savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu soru sormak için söz aldı.

İmamoğlu, soru sormak için başladığı sözlerini, isim vermeden Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına getirdi:

“Mevzu sadece Ekrem İmamoğlu olunca, ister istemez İmamoğlu'nun 3 bin konutluk geçmişi, iş hayatı sorgulanıyor ama birileri kendi adına hiç kimseye tapu hesabı veremiyor bu ülkede. Bunun da altını çizeyim. Umarım herkes tapuların hesabını bir gün verir, verecek.”

İBB’de AK Parti döneminin incelenmediğine, 2019 Haziran sonrasının hedef alındığına dikkat çekti:

“O döneme dair hiçbir belgenin incelenmemesi, yok sayılması, Murat Kapki'nin de ifade ettiği gibi, daha önce aldığı ihalelerin burada hiç kapsama alınmaması rezalet bir durumdur. Böyle yargılama olmamalı, yani böyle bir iddianame hazırlanmamalı. Burada kasti bir süreç işletilmiştir.”

Etkin pişmanlık ifadelerini kabul etmeyen Murat Kapki’nin kardeşi Serhat Kapki de savunmasını yaptı:

“Sadece Murat Kapki’nin kardeşi olduğum için bu suçlamaya muhatap olduğumu düşünüyorum. Hakkımdaki suçlamaların da esas olarak ağabeyime baskı yapmak amacıyla kurgulandığını düşünüyorum. Ben tutuklandıktan sonra ağabeyimin üzerindeki baskı arttı. Aile ilişkilerimizin ve ticari faaliyetlerimizin örgütsel faaliyet gibi anlatılmasını kesinlikle kabul etmiyorum.”

Dokuz kişi hakkında tahliye kararı

Savunmaların ardından savcı tutukluluk incelemesiyle ilgili görüşünü açıkladı.

İBB yazılım mühendisi Iraz Bayrak, CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan, İBB Zabıta daire başkanı Engin Ulusoy, Kültür A.Ş. çalışanı Gökhan Köseoğlu ile iş insanı Mustafa Keleş’in tahliyesini talep etti.

Bir süre ara veren mahkeme kararlarını açıkladı.

Tahliye edilen isimler şöyle: Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu.

Bu tahliyelerle birlikte 77 olan tutuklu sayısı 68’e düştü. Duruşma sürecinde yapılan iki farklı tutukluluk incelemesinde 33 sanık tahliye edilmişti.

Mahkeme başkanı bir sonraki tutukluluk incelemesinin 18 Haziran’da yapılacağını açıkladı.

Kararların ardından Ekrem İmamoğlu salona seslendi:

“Gençlere, emekliye, işçiye, gazeteciye bayramı yaşatmıyorlar ama Alican Uludağ kurtuldu. Onun özgürlüğünden dolayı çok mutluyum. Şunu söyleyelim. Mahkemelerde yargılama yok. Yargılamayı siz sandıkta yapacaksınız.”

Duruşmalara Kurban Bayramı nedeniyle bir hafta ara verilecek. Mahkeme, 1 Haziran Pazartesi savunmalarla devam edecek.  

🦉
Türkiye'de nitelikli ve bağımsız gazetecilik ancak okuyucuların desteğiyle mümkün. Siz de şimdi Fayn abonesi olarak topluluk odaklı gazetecilik modelimizi destekleyin, tüm içeriklerimize sınırsız erişin ve abonelere özel topluluk etkinlikleri için davetiye alın. Abonelik seçeneklerini inceleyin.
Bağlantı kopyalandı!