Sandalye yogası, ilk bakışta yalnızca hareket kabiliyeti kısıtlı yaşlılara yönelik bir egzersiz gibi görünebilir. Ama aslında öyle değil.
Hafif ve herkesin kolayca uygulayabileceği bu egzersiz türü, köklü bir geçmişe sahip olan yoga ve meditasyon pratiğinin genellikle oturarak yapılan, uyarlanmış bir versiyonu.
Katılımcıların yere oturması ya da ayakta yapılması zor olan duruşlarda kendi dengelerini korumaları gerekmiyor. Bu nedenle de özellikle kas gücü veya denge sorunu yaşayanlar için ideal.
Ancak uzmanlara göre sandalye yogasını yalnızca belirli bir kesime yönelik bir egzersiz olarak görmek yanlış. Çünkü herkes bu uygulamadan faydalanabilir.
Uzmanlara göre sandalye yogası kişinin mevcut fiziksel durumuna uyum sağlayan bir uygulama. Gücünüzü ve esnekliğinizi kullanmaya devam ediyorsunuz. Ama bunu sadece farklı şekillerde yapıyorsunuz.
Sandalye yogası nedir?
Lakshmi Voelker adlı bir yoga eğitmeni, 1982 yılında eklem iltihabı hastası olan bir öğrencisinin de yoga yapabilmesini sağlamak amacıyla bazı yoga pozlarını sandalyede uygulanabilecek şekilde uyarlamaya başladı.
O tarihten bu yana pek çok yoga eğitmeni, öne doğru hamle yapılan savaşçı duruşlarından ayakta başlayıp yere uzanarak devam eden güneşi selamlama hareketlerine kadar, çok sayıda geleneksel yoga hareketini sandalye yardımıyla yapmanın yollarını geliştirdi.
Geleneksel yoga derslerinde katılımcılar mat üzerinde diz çöker, oturur ve uzanır. Sandalye yogasında ise sandalye, bir bakıma zemini kişiye yaklaştırıyor.
Bazı sandalye yogası dersleri tamamen oturarak yapılıyor. Katılımcılar, ayağa kalkmaları hiç gerekmeden klasik yoga hareketlerinin uyarlanmış versiyonlarını uyguluyor.
Diğer derslerde de oturma ve ayakta durma pozisyonları arasında geçiş yapılıyor. Katılımcılar dengelerini daha kolay koruyabilmek için sandalyenin sırtından destek alabiliyor.
Aslında sandalye, yoga sırasında kullanılan bir başka yardımcı ekipman.
Hareket kabiliyetini artırmak ya da bedenin farklı bölgelerine yönelik farkındalık geliştirmek için nasıl direnç bantlarından yararlanıyorsanız, sandalyeyi de benzer şekilde kullanabiliyorsunuz.
Deneyimli yoga uygulayıcıları da yalnızca mat üzerinde yapılması mümkün olmayan, fiziksel açıdan oldukça zorlayıcı hareketleri gerçekleştirmek için sandalyeden yararlanıyor.
Sandalye yogasının faydaları
Oturarak yapılan sandalye yogasının fiziksel faydalarını inceleyen çeşitli araştırmalar var.
Bu egzersizi düzenli olarak uygulayanların, günlük yaşamlarını sürdürebilmek için ihtiyaç duydukları fiziksel becerilerinin geliştiğini belirtiliyor. Ama sadece bu kadar değil. Günlük hayatınızda zorluk çıkaran ağrıların da etkisi azalıyor.
Diz ve kalça gibi alt vücut bölgesinde eklem kireçlenmesi bulunan yaşlı yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırma var. Sekiz hafta boyunca, haftada iki kez, 45 dakika sandalye yogası egzersizi yapan kişiler, bir sağlık eğitim programına katılmayanlara kıyasla daha az ağrı ve yorgunluk hissetmeye başladı.
Yine dizinde eklem kireçlenmesi olanlar üzerinde yapılan bir başka araştırma, 12 haftalık sandalye yogası programından sonra katılımcıların günlük aktivitelerinde daha rahat olduklarını tespit etti.
Bu araştırmaların büyük bölümü, genel olarak genç ve sağlıklı yetişkinlere kıyasla fiziksel kondisyonları daha düşük olan yaşlılara odaklanıyor. Dolayısıyla fiziksel açıdan çok iyi durumda olan kişilerin sandalye yogasından aynı ölçüde fayda görmesi pek olası değil.
Ama geleneksel yogaya kıyasla kaslarınızı ve dengenizi aynı ölçüde zorlamıyorsunuz. Bu da sandalye yogasını, egzersiz yaparken zorlanmaktan hoşlanmayanlar için bir seçenek haline getiriyor.