Toplumun kolektif hafızasında, gidenin dönmediğinin “acep nedendir?” diye sorgulandığı ağıtla yer etmiş bir coğrafya Yemen.
Ama 20 Temmuz 2026’dan beri Yemen açıklarından geçmeye çalışan gemiler, bir şekilde Türk vurgusu yaparak İran destekli Husi güçlerinin olası saldırılarından korunmaya çalışıyorlar.
Küresel deniz ticaretiyle ilgili raporlar hazırlayan Lloyd’s List Intelligence’ın analistlerinden Ece Göksedef’in anlattığına göre, bugünlerde Kızıldeniz ve Babülmendep dolaylarından geçen gemilerin kaptanları, nereye gittiklerini, ne taşıdıklarını ve gemiye ait diğer bilgileri uydu yayınıyla üçüncü taraflarla paylaştıkları sistem olan AIS’ye bilgi yüklerken tayfalarının arasında Türk olduğunu söylüyor ya da Türk gemisi, Türk armatör gibi notlar düşüyor.
“Bu bilgileri üçüncü kişilerin gemiye çıkmadıkça teyit etmesi mümkün değil ancak Husilerin Türk ismini gördüğünde gemilere saldırmadığı ve böylece güvenli geçişlerin sağlandığı bir gerçek. En azından bugüne kadar böyleydi,” diye anlatıyor Göksedef.
Gemilerin Türk vurgusu yaparak saldırıdan kaçınmaya çalışması anlaşılır bir durum.
Zira buradan geçemezlerse alternatifleri, yolu epey uzatıp, koskoca Afrika kıtasını dolaşmak. Bu pahalı bir seçenek.
Gözyaşı kapısı anlamına gelen Babülmendep Boğazı’ndan geçmek zaten artan sigorta maliyetleri nedeniyle pahalı bir iş.
Her durumda, gemilerin taşıdıkları ürünlerin fiyatları da artıyor tabii.
Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin önemli bir bölümünün geçtiği Babülmendep’in de Hürmüz Boğazı’ndan sonra tehlikeli sulara dönüşmesi, yalnızca petrolünün bir kısmını buradan satmaya çalışan Suudi Arabistan’ı değil, tüm bölgeyi ve küresel ekonomiyi etkiliyor.

Fakat şimdi bu fırtınalı sulara, dengeleri değiştirmeye aday yeni bir unsurun ekleneceği anlaşılıyor: Mekke Paktı çerçevesinde Pakistan ve Türkiye’den transfer edilecek askeri güç.
Zira Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, 5 Ekim Pazartesi günü Riyad'da düzenledikleri acil toplantıda, askeri güç ve kabiliyetlerini Suudi Arabistan'a hızlı bir şekilde konuşlandırılma kararı aldı.
Bu karar, bölgenin kaderini etkileyecek nitelikte.

