Takvimler, 25 Ağustos 2026’yı gösterdiğinde, resmî bir ABD uçağı Moskova'ya indi. Yolcusu dikkat çekiyordu: CIA Direktörü John Ratcliffe.
Ratcliffe, Moskova'da Rus istihbarat yetkilileriyle görüştü. Kremlin, temasın gerçekleştiğini doğruladı ancak ayrıntı vermedi. İlerleyen günlerde Amerikan basınında peş peşe haberler çıkmaya başladı.
CBS News, CIA Başkanı’nın Rus tarafına NATO ülkelerine saldırmaması konusunda açık bir uyarı götürdüğünü duyurdu.
Washington Post’a göre de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’nin İran’a karşı Şubat 2026’dan beri sürdürdüğü savaş nedeniyle zayıflamış olduğunu düşünüyordu.
Tüm bu haberlere konu olan istihbarat değerlendirmeleri, Moskova'nın böyle bir ortamda NATO'nun kararlılığını sınayabileceğine ilişkin kaygıların öne çıktığı yönündeydi.
Washington da bu ziyaretle Moskova'ya şu mesajı veriyordu: Ukrayna başka, NATO başka.
Ukrayna'da dört yıldan fazla süren savaşın ardından Avrupa'nın korktuğu şey artık yalnızca Rusya'nın Ukrayna'da ne yapacağı değil. Asıl sorular, Rusya savaşın sınırlarını NATO topraklarına kadar genişletir mi? Ya da başka bir ifadeyle Moskova, bir saldırıyla NATO’yu test etmeye kalkar mı?
Saldırıdan kasıt ne?
Burada illa ki Rus tanklarının ikinci bir cephe açıp, sınırı geçerek bir Avrupa ülkesine girmesinden bahsetmiyoruz. Bir dron veya füze, elektrik santrali, liman veya denizaltı kablosuna yapılacak bir sabotaj, kimin yaptığı anlaşılamayan bir patlama ya da bir siber saldırı da endişe kaynağı.
Zaten CBS'nin aktardığı ABD istihbarat değerlendirmelerine göre Moskova'nın amacı NATO'nun birlik ve kararlılığını sınamak olabilir. Siber saldırılar, hibrit operasyonlar bu kapsamda değerlendiriliyor.
Çünkü NATO'nun asıl sınavı burada başlıyor. Bir ülkenin topraklarına düşen dron için, NATO meşhur, “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” anlamına gelen 5. maddeyi işletir mi?
Gözler Baltık ülkelerinde
Estonya, Letonya, Litvanya… Baltık Denizi kıyısındaki bu üç ülke, Rusya’ya karşı Avrupa'nın en hassas coğrafyası halinde. Zaten üçünün de tarihi, Rus korkusunun baki kalmasının gerekçesi.
18. yüzyılda arka arkaya Rus Çarlığı’nın kontrolüne girdiler, I. Dünya Savaşı’ndan sonra 1918’de bağımsızlıklarını kazandılar.
23 Ağustos 1939’da, II. Dünya Savaşı’nın başlamasına günler kala Nazi Almanyası ile Sovyetler Birliği, “Molotov-Ribbentrop Paktı” denilen gizli bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşmayla iki ülke Doğu Avrupa’daki nüfuz alanlarını belirledi.
