Büyük anlatıların arasında alelade bir insan
Tren Düşleri, büyük hikayenin kıyısında kalmış sessiz bir hayatın izini sürüyor. Pulitzer adayı Denis Johnson’dan sakin ama sarsıcı bir roman.

MSGSÜ Sosyoloji mezunu. Yazarlık, gazetecilik ve fotoğrafçılık eğitimi aldı. Kitapları; Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, Bazen Bahar, Nohut Oda ve Küçük Yuvarlak Taşlar, Anneanne Gezegeni.
Tren Düşleri, büyük hikayenin kıyısında kalmış sessiz bir hayatın izini sürüyor. Pulitzer adayı Denis Johnson’dan sakin ama sarsıcı bir roman.
Clara Dupont-Monod, bir ailenin en derin yarasını doğanın sessiz tanıkları olan taşlara emanet ediyor. Taşların Anlattığı kaçınılmaz olanla yaşamayı öğrenme hikâyesi.
Kjersti Skomsvold’un Çocuk’u, anneliğin bir kadına neler yaptığını, kayboluşla doğuş arasındaki o incecik hatta anlatıyor.
Vigdis Hjorth’un aileyi deşmekteki cüretine hayran kaldım. Anneyi, babayı, kardeş olmayı, büyük toplamda çocukluğu bunca sert bir yerden ele alışına bir okur olarak büyük bir saygıyla bakakaldım. Bolca geçmişe dönüş, hesaplaşma, öfke ama en çok özlemle dolu bir geri dönüş hikayesi…
“Bazı soruların cevaplarını bulmak üzere her zaman antik çağların sunduklarından medet umacağız” diyen Arkeolog İsmail Gezgin’le içinden geçtiğimiz günleri konuştuk.
Bir toplum olarak oradan bakınca nasıl görünüyoruz? Kolektif ruh halimizi konuşmak üzere Klinik Psikolog Dr. Özge Orbay’ın kapısını çaldım.