Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş blöf yapmadığını gösterdi ve CHP’den istifa etti.
Üstelik CHP’ye getirdiklerini de beraberinde götürerek.
Uyarmıştı oysa.
Dumanı üstünde tüten, “Mansur Yavaş ne istiyor?” başlıklı yazımızda anlatmıştık.

“Gereğini yapmaktan çekinmem” demişti.
Hesap hatası yapıldığından mı, yoksa bile isteye yapılan bir hesabın sonucu mu, zaman gösterecek ama istifaya giden yolda CHP Parti Sözcüsü Müslüm Sarı kolaylaştırıcı oldu. Sarı’nın “Hiç kimse CHP’den üstün değil… Bir belediye başkanımız, başka partinin genel başkanına ‘Bilgi verdim’ diyemez” açıklamasından dakikalar sonra Yavaş sözünü söyledi.
Sosyal medya hesabından istifasını açıkladı.
Müslüm Sarı’nın manidar açıklamaları
Yavaş’ın istifasındaki en önemli ayrıntıya gelmeden Sarı’nın sözleri üzerinde biraz duralım.
Birincisi, Sarı ile Yavaş daha önce de ‘kapışmıştı’.
Sarı, CHP-YENİ Parti ayrışmasından sonra CHP’yi tercih ettiğini iddia eden bir açıklama yaptığında Yavaş tarafından yalanlanmıştı.
CHP Sözcüsü o zamandan bu yana sözü döndürüp dolaştırıp sıklıkla “parti aidiyetine” getiriyordu. 23 Eylül’de CHP Genel Merkezi’nde basın mensuplarıyla buluşmasında da öyle yaptı. Aidiyet derken kastının Yavaş olup olmadığı sorulduğunda da şöyle konuştu:
“Özel olarak Mansur Yavaş’ı kast etmedim ama hiç kimse bundan azade değildir. CHP’nin kurumsal kimliği hepimizin üstünde, hepimizin önündedir. Hiç kimse CHP’den üstün değildir ve kendisini CHP’nin üstünde görmemelidir. Önümüzdeki süreçte parti aidiyetiyle ilgili faaliyetler, etkinlikler olunca bütün belediye başkanlarımızın buna katılmasını, uymasını bekleriz. Bir belediye başkanımız bir işlem yaparken, kendi genel başkanı dışında başka bir partinin genel başkanına da bilgi verdiğini söyleyemez. Bunu diyemez. CHP’nin enel Başkanı bellidir. CHP’nin belediye başkanı ise CHP genel başkanına karşı sorumluluğu olduğunu kabul edecek. Önümüzdeki günlerde bir belediye başkanları toplantısı yaptığımızda çıkacak tabloya göre ayrıca bir değerlendirme yapacağız.”
Sarı’nın sözünü ettiği belediye başkanları toplantısından önce adeta uyarı atışı niteliğindeki ifadeleri etkisini çok kısa sürede gösterdi.
Yavaş, istifa kararını tam da bu açıklama nedeniyle aldığını ayan beyan ortaya koydu. “Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim” dedi:
“… bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle CHP üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.”
Kararına neden olan açıklamayı “hadsizlik” saydığını da belirtti:
“Eğer CHP’li bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım. Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır: Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir. Biz bunu Ankara’da başardık.”
İstifa nasıl karşılandı?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yavaş’ın istifasına ilişkin bir açıklama yaptı ve o açıklamada önceliği Yavaş’ı CHP’ye kazandıranın kendisi olduğunu vurgulamaya verdi.
Kılıçdaroğlu, Yavaş’ın “Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur” sözlerini hatırlatarak şöyle devam etti:
