Bir kız kardeşiniz varsa dünya sizden yanadır. Çünkü kız kardeşlik, tüm dünya birleşip üstünüze de gelse o bir kişiyle sırt sırta vererek tüm yükleri taşıyabileceğine inanmaktır.

Bir kız kardeşiniz varsa, hiçbir şeyin yolunda gitmediği zamanlarda bile mutlu olmaya sebep, onun varlığıdır. 

Bunu yalnızca biz değil, araştırmalar da söylüyor. İngiliz psikologların 17-25 yaş aralığındaki katılımcılarla yürüttüğü çalışmaya göre, kız kardeşi olanlar hayattaki zorluklarla daha kolay baş ediyor, daha az stres yaşıyor ve içsel huzura daha kolay ulaşıyor.

Yani bir kız kardeşiniz varsa kıymetini bilin. Pek çoklarına göre daha şanslı oluşunuzun sebebi, aranızdaki ilişkide yatıyor.

Bir kardeşe sahip olmanın avantajları

Kız ya da erkek oluşu fark etmeksizin aslında hayatın geri kalanında hem hayatla hem de diğer insanlarla kuracağımız ilişkinin ilk tohumları kardeşlikte atılıyor. 

Kardeşler, belki de bize çok benzese de bir başkası olan, bize “öteki”yi ilk öğretenlerden.

Paylaşmayı, hele de bir sevgiyi bölüşmeyi, arada kıskançlık krizlerine kurban gidilse de ilk belletenlerden. 

Bu krizlerden sağ çıkıp da olumlu ve destekleyici bir kardeşlik ilişkisi kurmak ise daha yüksek yaşam doyumu, daha az depresyon ve diğer insanlarla, özellikle de romantik partnerlerle daha sağlıklı ilişkiler kurmak demek. 

Ayrıca aynı anne babaya sahip olmak, bir nevi aynı cephede savaşmak. Hele de ebeveynlerle çocuklar arasındaki ilişki sağlıklı bir şekilde yürümüyorsa…

Bu durumda da kurtarıcınız, kardeşiniz olabilir. Çünkü bir kardeşle yakın ilişki kurmak zayıf ya da sorunlu ebeveyn-çocuk ilişkilerinin olumsuz etkilerini de hafifletiyor. 

Arkadaşlık ilişkilerinin aksine kardeşlik, kopması ve bitirilmesi daha zor bir ilişki türü. İki arkadaş anlaşamıyorsa ya da artık paylaşacak bir şeyleri kalmadıysa, görüşmemeye karar verebilir. Hatta bazen bu bitiş, çok sessiz ve kendiliğinden de olabilir. 

Arkadaşlık boşanması nedir?
Günümüzün dinamik modern topluluklarında hepimizin kalabalık bir arkadaş mezarlığı var. Çoğunun hatırası silik. Peki arkadaşlıklar bittiğinde geride ne bırakıyor?

Kardeşleriyle görüşmeyen pek çok insan da var elbette. Ama yine de ne yaşanırsa yaşansın kardeşlik, bir çeşit kökten bağlılık. Bu durum insana bazen sıkışmışlık hissettirse de ilişkiyi kaybetme endişesinin daha az olduğu bir deneme alanı sunuyor ve böylelikle biriyle etkileşim kurmanın türlü çeşit yolunu keşfetme özgürlüğü sağlıyor. 

Kız kardeşin farkı ne?

Kardeşliğin türlü çeşidi ve biçimi var. Peki kız kardeşliği onlardan ayıran ne?

Araştırmalara göre, kardeşlerimizden alabileceğimiz duygusal desteğin yoğunluğu yaş farkı az olan ve aynı cinsiyetten kardeş çiftleri arasında daha çok artıyor. 

Kadın kardeş çiftleri ise araştırmalarda erkek ya da karma kardeş çiftlerine göre en yüksek düzeyde kardeş desteği bildiriyor. 

Kız kardeşler birbirlerini yalnız, sevilmemiş, suçlu, özgüvensiz ve korkulu hissetmekten koruyor. Yine araştırmalara göre, kız kardeşe sahip olmak insanı daha nazik ve cömert biri yapıyor. 

Kardeşler genel olarak birbirleriyle kavga ederek duygularını yönetmeyi öğrense de kız kardeşler çatışma çözümü, empati ve başkalarını önemseme konusunda daha çok şey öğretiyor. 

Duygusal emek mi, doğuştan meyil mi?

Dikkatinizi çektiyse, bir kız kardeşe sahip olmanın neden diğer ihtimallere göre daha avantajlı olduğu, genellikle kadınlara atfedilen kimi değerlerle açıklanıyor.

Tüm bu tezlere göre, örneğin, kadınlar duygularını daha kolay ifade ettiği için iletişim kanallarını açıyor ve aile içinde de bunu sağlıyor. Kız kardeşler sevgi ve şefkat gösterdiği için empatiyi ve özgeciliği teşvik ediyor. 

Hayatın ilerleyen dönemlerinde, anne babalar vefat ettikten sonra aile bireyleri arasındaki iletişimi sürdürmede en çok çabayı kadınlar gösteriyor. 

Tüm bu örneklerde, kadınlar paylaşmaya ve destek olmaya doğaları gereği meyilli. Onlar bu sayede akraba ilişkilerini dengeliyor, kutlamaları organize ediyor ve ailenin yapıtaşı oluyor. 

Dolayısıyla bir kız kardeşin bulunduğu yapı, kolay kolay da yıkılmıyor. Ancak hiçbiri, o yapıyı ayakta tutmaya çalışırken kendinden taviz veren, yorulan kadınlardan bahsetmiyor. İşte bunlar hep duygusal emek…

Sendromsuz iyi kız olmak

Sosyolog A. R. Hochschild tarafından literatüre kazandırılan duygusal emek kavramı, fiziksel ve zihinsel emeğin yanında emek gücünün bir üçüncü bileşeni. Daha çok hizmet sektöründe çalışanların deneyimleri üzerinden ele alınıyor. 

En bilinen örneklerden biri hostesler… Hosteslerin sunduğu fiziksel ve zihinsel emeğin yanında müşteri memnuniyetini sağlamak için yüz, mimik ve beden hareketlerini kullanması, sinirli bir yolcuya karşı güzler yüzlü tutumunu koruması ve gerçek duygularını maskeleyerek çalışması duygusal emek kapsamına giriyor. 

Müşteri hizmetlerinde çalışanların telefonda dahi güler yüzlü bir ses tonu verecek şekilde konuşması da buna dair, bir hemşirenin şefkatli yaklaşımı da…

Her ne kadar sektörel bir kavram gibi düşünülse de duygusal emeğin kapsamı aile ve arkadaşlık ilişkilerindeki dengelere kadar uzanıyor. Aile içindeki duygusal emeğin genel yüklenicilerinin kadınlar olması, onların daha çocukluktan buna alıştırılarak büyütülmelerinden kaynaklanıyor. 

Yani kadınlar doğuştan daha empatik, iletişime açık, nazik ya da cömert oldukları için değil, iyi kız olmaları yönünde teşvik edilerek büyütüldükleri için ilerde de iyi birer kız kardeş oluyor. 

“People pleasing” nedir?
Başkalarını memnun ederken kendinden uzaklaşanlar, hayır diyemeyenler, henüz ortaya bile çıkmamış huzursuzluğu sezenler… Bunlar bir karakter özelliği değil, hayatta kalma ve onay alma stratejisi olabilir mi? Kendinden gayrısını gözetmeye dayalı people pleasing sendromu nedir, yakından bakalım.

Ya da çatışma çözümündeki uzmanlıkları kız çocuk olmaktan değil, daha en baştan ailedeki çatışmaları sezip etraf sütliman olmadan gemiyi terk etmemelerinden ileri geliyor. 

Dolayısıyla evet, bir kız kardeşe sahip olmak daha güvenli limanlar vaat etse de arkasındaki bastırılan fırtınaları da yok saymamak gerekiyor. 

Kız kardeşliğin her türü

Kız kardeşliğin yumuşak kucağından nasiplenmek için illa biyolojik kardeşiniz olmasına da gerek yok.

Birlikte büyüdüğünüz kuzeniniz, yıllarca aynı ranzayı paylaştığınız oda arkadaşınız, aynı mücadeleyi verdikleriniz, birlikte gülüp birlikte ağladıklarınız bazen size en yakınınızdan daha yakın olabilir. 

Akrabalık ilişkilerini kan bağıyla açıklayan klasik teorilerin aksine Signe Howell ve Ladislav Holy gibi modern antropologlar, aynı yemeği, ortak bir emeği paylaşmanın ya da aynı aile anlatısına dahil olmanın da insanlar arasında akrabalık bağını kuran faktörler olduğunu savunuyor. 

Zaten aile denen şey, aslında bir nevi aynı hikâyeye inanmak. Kız kardeşlikse bu hikâyenin en can alıcı noktası.

Çünkü bir kız kardeşiniz varsa hikâyenin düğümlerine takılmamak da sonunu yan yana, bir daha, bir daha yazabilmek de daha olası.

Ve her şeye rağmen, tüm olasılıklar içinde, kız kardeşi olanlar çok daha şanslı…

🦉
Fayn, güç sahiplerini denetlemek, bakış açılarımızı genişletmek, yankı odalarının duvarlarını yıkmak ve 21. yüzyılın enformasyon karmaşasına direnebilmek için var. Tüm içeriklerimize sınırsız şekilde erişmek ve iyi gazeteciliği desteklemek için Fayn’a abone olun.
Bağlantı kopyalandı!

Yazan:

Sinem Hızarcı

Sinem Hızarcı

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler okudu. Kültürel İncelemeler üzerine çalışıyor.