Adana’dan Toronto’ya, Venedik’ten ödül törenlerine uzanan bir yolculuk… Kasım ayı, hem merakla beklenen devam filmleriyle hem de ilk kez seyirci karşısına çıkacak iddialı yapımlarla sinema ve dizi dünyasını hareketlendiriyor. 

Ödül sezonunda adından söz ettiren festival filmlerinden yıllar sonra geri dönen sevilen hikâyelere, çocukların dünyasına seslenen animasyonlardan yeni sezonuyla ekranlara gelecek dizilere kadar uzanan geniş bir seçki bizi bekliyor.

Farklı türlerden 15 yapımın yer aldığı kasım seçkimizde herkes için bir öneri var. 

Peki, bu ay vizyonda ve dijital platformlarda neler izleyeceğiz?

fayn'a abone olun

Fayn'a abone olarak bağımsız yayınlarımızı destekleyebilir, her hafta yeni eklenen özel içeriklerimize sınırsız erişebilirsiniz. Şimdi abone ol!

The Hunger Games: Sunrise on the Reaping (Açlık Oyunları: Hasatta Gündoğumu)

Suzanne Collins’ın çok satan distopik roman serisinden uyarlanan Açlık Oyunları, otoriter Panem ülkesinde geçen ve gençlerin hayatta kalmak için ölümcül bir yarışmaya katılmak zorunda bırakıldığı bir hikâye anlatıyor. Serinin altıncı filmi Hasatta Gündoğumu (Sunrise on the Reaping), ana hikâyeden 24 yıl öncesini, 50. Açlık Oyunları’nı anlatıyor.

Hikâyenin merkezinde, orijinal seride ana karakter olan Katniss Everdeen’in akıl hocası olarak tanıdığımız Haymitch Abernathy’nin gençliği var. Film, Haymitch’in hayatta kalma mücadelesini ve onu yıllar sonra tanıdığımız kişiye dönüştüren olayları anlatıyor.

Kısacası Panem’de oyunlar bitmedi; bu kez arenada Katniss’in değil, Haymitch’in hikâyesi var. Sunrise on the Reaping, 20 Kasım’da sinemalarda.

Hexed (Hexe: Sihir Krallığı)

Disney’nin son dönemdeki animasyonları Moana 2, Mufasa: Aslan Kral ve Zootropolis 2 gibi devam filmleri ve ön hikâyelerle karşımıza çıktı. Stüdyo, Hexed ile bu kez yepyeni bir hikâyeye şans veriyor. 

Filmin başkahramanı Billie, banliyöde yaşayan sıradan bir genç kız. Ta ki doğuştan büyülü güçlere sahip olduğunu keşfedene kadar… 

Bir portalın içinden geçerek kendini cadılar ve büyülü yaratıklarla dolu gizemli Hexe diyarında bulan Billie, burada büyücülüğün inceliklerini öğrenmeye başlıyor. Film sihrin kapısını aralarken Disney’in özgün hikâye arayışına da yeni bir halka ekliyor. 

Film 27 Kasım’da vizyona giriyor. Belli ki bu ay animasyon dünyasında büyü eksik olmayacak!

Focker-in-Law (Zor Baba 4)

Zor Baba ailesi, yıllar sonra yeniden bir araya geliyor. Ben Stiller ve Robert De Niro, Greg Focker ve bir türlü memnun edemediği kayınpederi Jack rolüyle geri dönüyor. 

Owen Wilson'un da kadrosunda yer aldığı yeni filmde, Greg ile Pam’in çocukları da hikâyeye dahil oluyor. Üstelik Ariana Grande, ailenin oğlunun nişanlısını canlandırıyor. 

Bu kez sürpriz bir durum var: Jack, ailenin yeni üyesini güven çemberine kabul ederken şüphelenen taraf Greg oluyor. Görünen o ki aileye damat olmak da kayınpeder olmak da hâlâ başlı başına bir sınav! Film, 27 Kasım’da sinemalarda.

Wild Horse Nine (Vahşi At Dokuz)

83. Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan Wild Horse Nine, John Malkovich’e En İyi Erkek Oyuncu dalında, festivalin oyunculuk ödülü olan Volpi Kupası’nı kazandırdı. 

Filmde Malkovich ve Sam Rockwell, Paskalya Adası’nda kısa bir tatile çıkan iki CIA ajanını canlandırıyor. Ancak bolca kara mizah, absürt diyalog ve şiddet içeren bu kaçamak, pek de huzurlu geçmiyor. 

İkilinin atışmalarına CIA’ye yönelik sert siyasi eleştiriler ve geçmişle hesaplaşma eşlik ediyor. Kısacası, tropik ada manzaraları eşliğinde sıradan bir tatilden çok daha fazlası izleyicileri bekliyor. 

Wild Horse Nine, 6 Kasım’da vizyonda.

Victorian Psycho (Sapık)

Korku sinemasının altın çağı geri dönerken gotik malikâneler, tuhaf mürebbiyeler ve saklanan sırlar da yerini alıyor. Virginia Feito’nun 2025 tarihli romanından uyarlanan Victoria Psycho, 1858 yılında Yorkshire Moors’un kasvetli atmosferinde bir malikanede geçiyor. 

Maika Monroe’nun canlandırdığı Winifred Notty, varlıklı Pounds ailesinin çocuklarına eğitim vermek üzere işe alınan, dışarıdan bakıldığında son derece nazik ve görgülü bir mürebbiye. Ne var ki bu zarif görüntünün ardında, bastırmaya çalıştığı şiddet dolu dürtüler yatıyor. 

Malikanedeki çalışanlar gizemli biçimde ortadan kaybolmaya başlayınca ailenin şüpheleri de giderek artıyor. Görünüşe bakılırsa bu evde çocukların öğreneceği tek şey görgü kuralları olmayacak! 

Victorian Psycho, 13 Kasım’da vizyona giriyor.

Aşk Tesadüfleri Sever 3

Ankara’nın sokaklarında kesişen hayatlar, yıllara yayılan tesadüfler ve hafızalara kazınan bir aşk hikâyesi… Aşk Tesadüfleri Sever, üçüncü filmiyle beyaz perdeye geri dönüyor. İlk filmde çocuklukları ve gençlik yılları Ankara’da kesişen Deniz ve Özgür, yıllar sonra İstanbul’da yeniden karşılaşmış; hikâyeleri Kuğulu Park’tan Şinasi sahnesine uzanan tanıdık mekânlar ve o unutulmaz yağmurlu sahneyle hafızalara kazınmıştı. 

İkinci filmde farklı bir hikâyeye odaklanan seri, bu kez yeniden Özgür’ün hayatına dönüyor. Deniz’in ölümünün ardından kalbinin Özgür’e nakledilmesiyle içine kapanan Özgür’ün yolu, organ bağışına dikkat çekmek için bir sosyal sorumluluk projesi hazırlayan Mavi’yle kesişiyor. Üstelik bu karşılaşmanın ardında, üç kuşağa yayılan ve geçmişten bugüne uzanan görünmez bir bağ var. Peki, bazı tesadüfler gerçekten yalnızca tesadüf müdür? 

Aşk Tesadüfleri Sever 3, 20 Kasım’da sinemalarda.

I, Play Rocky (Ben, Rocky)

Sylvester Stallone, Hollywood’un en unutulmaz boksörlerinden Rocky Balboa’yı yaratırken kendisi de başarıya ulaşmak için gerçek bir mücadele veriyordu. 1970’lerde henüz tanınmayan bir oyuncu olan Stallone, Rocky’nin senaryosunu yalnızca üç buçuk günde yazdı. Ancak stüdyolar hikâyeyi sevse de başrolde onu değil, Clint Eastwood ya da Charles Bronson gibi yıldızları görmek istiyordu. Stallone’un ise kendi hikâyesinde başrolü başkasına kaptırmaya hiç niyeti yoktu. 

Peter Farrelly’nin (Yeşil Rehber, Salak ile Avanak) yönettiği I Play Rocky, genç Stallone’un hayallerinden vazgeçmeyişini ve Hollywood’a karşı verdiği mücadeleyi anlatıyor. Anthony Ippolito’nun genç Stallone’a hayat verdiği film, Rocky’nin ring dışındaki en büyük mücadelesini beyazperdeye taşıyor.

I Play Rocky, 20 Kasım’da sinemalarda.

Artakalan

Yeşim Ustaoğlu ile Öykü Karayel’i yeniden bir araya getiren Artakalan, dünya prömiyerini 74. San Sebastián Uluslararası Film Festivali’nin ana yarışmasında yaptı. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de izleyiciyle buluşan film, genç ve yetenekli bir şair olan Elif’in hikâyesini anlatıyor. 

Hayatın sorumlulukları, baskıları ve bitmek bilmeyen rutini arasında sıkışan Elif, kelimelerle ve kendisiyle kurduğu bağı yeniden keşfetmek için alıştığı yaşamdan sıyrılmaya karar veriyor. Ancak onun bu yolculuğu yalnızca kendi hayatını değil, eşi Mehmet’in ve ailesinin de aile, kimlik, eşlik ve erkeklik üzerine kabullerini sorgulamasına neden oluyor. 

Ustaoğlu’nun 2016 yapımı Tereddüt filminde de rol alan Öykü Karayel’e bu kez Metin Akdülger’in eşlik ettiği, MUBI ortak yapımı Artakalan, 20 Kasım’da sinemalarda.

Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri

Karadeniz’in sisli kıyılarında başlayan, annelik içgüdüsünü karanlık bir kâbusa dönüştüren bir hikâyeye hazır mısınız? 

Alphan Eşeli’nin yönettiği, başrolünde Hazar Ergüçlü’nün yer aldığı Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri, travmatik bir doğumun ardından insan dışı bir bebek dünyaya getiren Gül’ün hikâyesini anlatıyor. Bebeğini terk etmeyi reddeden genç anne, partnerinin onu terk etmesiyle toplumsal önyargılar, yalnızlık ve giderek karanlıklaşan bir mücadeleyle baş başa kalıyor.

Annelik, korku ve dönüşüm temalarını karanlık bir halk masalı atmosferinde buluşturan film, dünya prömiyerini Tribeca Film Festivali’nde gerçekleştirdi; 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nden ise Hazar Ergüçlü’ye En İyi Kadın Oyuncu ödülü de dahil olmak üzere dört ödülle döndü.

Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri, 27 Kasım’da sinemalarda.

Paper Tiger (Kağıttan Kaplan)

Scarlett Johansson, Adam Driver ve Miles Teller aynı suç dramasında buluşursa işler pek de yolunda gitmeyecek demektir! 

Paper Tiger, 1986’da New York’un Queens bölgesinde yaşayan bir ailenin, Rus göçmenlerle girdikleri tehlikeli bir iş anlaşması yüzünden kendilerini suç dünyasının ortasında bulmasını konu alıyor. 

Johansson ve Teller, evli bir çift olan Hester ve Irwin’i canlandırırken Driver, Irwin’in karizmatik ama başına buyruk eski polis kardeşi Gary’ye hayat veriyor. Gary’nin kirli bir kanalı temizlemek için bulduğu iş fırsatı, ilk bakışta herkesin kazanacağı bir anlaşma gibi görünüyor. Ne var ki karşılarındaki kişiler acımasız gangsterler olunca hesaplar hızla değişiyor. 

Aile dramını gerilim ve suç dünyasının karanlık yüzüyle buluşturan Paper Tiger, 27 Kasım’da sinemalarda.

Cinlerin Düğünü

Aile buluşmaları bazen bol kahkahalı, bazen de geçmişin pek açılmak istenmeyen defterlerini karıştıran cinsten olur.

Ferit Karahan’ın yönettiği Cinlerin Düğünü, ikinci ihtimale daha yakın bir hikâyeyle karşımıza çıkıyor.

Dünya prömiyerini 2026 Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yapan film, yıllardır birbirine yabancılaşmış dört kardeşi, kız kardeşlerinin düğünü vesilesiyle Erzincan’ın ücra bir Anadolu köyünde yeniden bir araya getiriyor. Aynı çatı altında büyüyen kardeşler için bu buluşma, yalnızca bir düğün telaşı değil; aile sırlarıyla, suçluluk duygularıyla ve geçmişten bugüne taşınan talihsizliklerle yüzleşme zamanı.

Nesiller boyunca süren bir aile dramını ve insanın kaderiyle mücadelesini odağına alan Cinlerin Düğünü, 6 Kasım’da sinemalarda.

Şapkalı Kedi

Şapka var, sihir var, bir de işler sarpa sarınca ortalığı karıştıran Şapkalı Kedi var! 

Hayal Gücü ve İlham Kurumu Enstitüsü (H.G.İ.K.E.), sevilen karakterimizi şimdiye kadarki en zorlu görevine gönderiyor: Yeni taşındıkları kasabada Gabby ve Sebastian adlı iki kardeşi neşelendirmek. Ancak her zamanki gibi işler planlandığı kadar kolay gitmiyor ve Şapkalı Kedi kendini sihirli şapkasını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya buluyor. 

Animasyonun Türkçe seslendirme kadrosunda Murat Cemcir de yer alıyor. Kahkaha, macera ve biraz da sihir arayanlar için çocuklarla birlikte sinema keyfi yapmanın güzel bir bahanesi olan Şapkalı Kedi, 6 Kasım’da sinemalarda!

Possible Love (Olası Aşklar)

Aşk, sınıf farkları ve evlilikteki çatlaklar aynı hikâyede buluşursa işler biraz karışabilir! 

Usta yönetmen Lee Chang-dong’un yazıp yönettiği Possible Love (Olası Aşklar), 2026 Venedik Film Festivali’nde Gümüş Aslan Büyük Jüri Ödülü’nü kazandı. Birbirinden oldukça farklı hayatlar süren iki evli çiftin yollarının kesişmesini konu alan film, festivalin ardından Netflix’te izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

İşini kaybettikten sonra eşi ve oğluyla zorlu bir yaşam mücadelesi veren Ho-seok ile Mi-ok’un hayatı, işten çıkarılan işçiler üzerine belgesel hazırlayan Ye-ji ve varlıklı eşi Sang-woo’yla tanışmalarıyla değişiyor. Mi-ok’un belgeselde yer almayı kabul etmesiyle dört karakterin dünyası iç içe geçerken empatiyle çıkar, merhametle sahiplenme ve arzularla toplumsal sınıflar arasındaki sınırlar da sorgulanıyor.

Başrollerinde Jeon Do-yeon, Sul Kyung-gu, Zo In-sung ve Cho Yeo-jeong’un yer aldığı 164 dakikalık film, romantizmden fazlasını arayanlara ilişkiler üzerine bolca düşündürecek. Lee Chang-dong’un Possible Love filmi, 6 Kasım’da Netflix’te!

Bir Başkadır 2. sezon 

Beş yıl sonra seans odasına geri dönüyoruz! 

Berkun Oya’nın yazıp yönettiği, 2020’de yayınlandığında Türkiye’de uzun süre tartışılan Bir Başkadır, nihayet ikinci sezonuyla geri dönüyor. İlk sezonda İstanbul’un farklı toplumsal kesimlerinden insanların hayatlarını Meryem ve psikiyatrist Peri’nin hikâyesi üzerinden bir araya getiren dizi, inanç, sınıf ve yaşam tarzı üzerine açtığı tartışmalarla hafızalara kazınmıştı. 

Yeni sezondan paylaşılan ilk karede Meryem’i (Öykü Karayel) yeniden Peri’nin (Defne Kayalar) karşısındaki koltukta görüyoruz. İlk sezonda izlediğimiz Fatih Artman ve Funda Eryiğit gibi isimlerin yanı sıra bu sezon kadroya Nur Sürer ve Onur Saylak gibi yeni oyuncular da katılıyor. 

İlk sezonu sekiz bölümden oluşan dizinin devamı ise bu kez dört bölümle karşımıza çıkacak. Yeni hikâyenin ayrıntıları henüz açıklanmasa da Meryem ve Peri’nin yeniden buluşması için geri sayım başladı. 

Bir Başkadır, 12 Kasım’da Netflix’te!

Blade Runner 2099 (Bıçak Sırtı)

Gelecek hiç bu kadar karanlık görünmemişti! 

Blade Runner evreni, bu kez beyaz perdeden ekranlara taşınıyor. Ridley Scott’ın yapımcılığını üstlendiği Blade Runner 2099, bizi 2099 yılının Los Angeles’ına götürüyor. 

Bir isyanın ardından, insanlara benzeyen yapay varlıklar olan replikantların güç sahibi olduğu, insanların ise toplumun ikinci sınıf vatandaşlarına dönüştüğü bu dünyada, ömrünün sonuna yaklaşan bir Blade Runner olan Olwen ile kendisini replikant gibi gösteren insan Cora’nın yolları kesişiyor.

İkili, kontrolden çıkan replikantların peşine düşerken insanlık, kimlik ve yapay zekâ üzerine sorular da yeniden gündeme geliyor. Blade Runner 2049’un devamı niteliğindeki mini dizinin başrollerinde Michelle Yeoh ve Hunter Schafer yer alıyor. 

Sekiz bölümden oluşan Blade Runner 2099, 25 Kasım’da Prime Video’da!

fayn'a abone olun

Fayn'a abone olarak bağımsız yayınlarımızı destekleyebilir, her hafta yeni eklenen özel içeriklerimize sınırsız erişebilirsiniz. Şimdi abone ol!

Bağlantı kopyalandı!

Yazan:

Nira Atak

Nira Atak

Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunudur. Yüksek lisansını Padova Üniversitesi'nde European and Global Studies alanında yapmıştır. Kariyerine Fayn' da stajyer olarak devam etmektedir.