Tam 98 yıl önce, 2 Kasım 1928’de gazeteler, bir gün önce resmen ilan edilen Harf Devrimi’ni duyuran manşetleriyle yayımlandı.
İkdam gazetesi o günkü manşeti, “Meclis, Büyük Gazi’nin veciz hitabesi üzerine harfler kanununu müttefikan kabul etti” diye attı. Ama arşivlere girip, sayfaya baktığınız zaman, alt tarafta yine eski alfabenin kullanıldığını görüyorsunuz. Geçiş sürecinin nasıl yürüdüğünün izleri, işte bu çift alfabeli sayfalarda görülüyor.
İlk işaret Gülhane’de
Aslında gazeteler ilk kez, Harf Devrimi’nin yapıldığı 1 Kasım’dan sonraki günlerde değil, bir süredir çift alfabeli olarak çıkıyordu. Atatürk, yeni harflere geçileceğini 9 Ağustos 1928’de Gülhane Parkı’nda düzenlenen bir şenlikte duyurmuştu:
“Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Bizim güzel, ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı, demir çerçeve içinde bulunduran, anlaşılmayan ve anlamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak ve bu lüzumu anlamak mecburiyetindeyiz.”
Yeni alfabeyi tanıtmak için yola ilk koyulan da Atatürk’tü. Önce yeni harfleri, bakanlara, milletvekillerine, aydınlara öğretmek için Ağustos 1928’de Dolmabahçe Sarayı’nda dil dersleri çalışması başlattı. Tabii bu derslerde bizzat kendisi bulunuyordu.

Atatürk sonra yurt gezisine çıktı. İlk gittiği yerler arasında Tekirdağ, Bursa, Çanakkale, Eceabat, Gelibolu, Sinop, Samsun, Amasya, Turhal, Tokat, Sivas, Şarkışla ve Kayseri vardı. Kara tahtanın başında yeni Türk harflerini anlattı.
Gazeteler yeni harflere hazırlanıyor
Yeni alfabe büyük bir değişimdi. Gazeteler de bu değişimden çok etkilenecekti. Çünkü hem halkı yeni alfabeye hazırlıyor hem de kendileri teknik olarak bu yeni döneme geçiş yapıyordu.

17 Ağustos tarihli Vakit gazetesi, yine eski yazıyla çıkmıştı. Ama Latin harfleriyle verilen bir karikatürdeki yazı, gazetelerin içinde bulundukları durumu anlatıyor. Yazı tam olarak şöyle: “Vakt.in Türk harfleri île müsâbakası.” Yani henüz yeni imla kurallarının belli olmadığı o günlerde, gazeteciler de yeni harfleri ve yazım kurallarını anlama yarışı içindeydi.

Sonraki günlerde gazeteler logolarını ve başlıkları Latin harfleriyle, detayları ise eski harflerle vermeye devam etti. Bazen bir fıkra, bazen küçük bir yazı yeni harflerle veriliyordu. Amaç halka yavaş yavaş yeni alfabeyi tanıtmaktı.

Cumhuriyet’in beşinci kuruluş yıldönümünde de gazeteler yine aynı yöntemle çıktı. Başlıklar Cumhuriyet Bayramı’nı yeni alfabe ile kutluyordu.
1 Kasım 1928: Harf Devrimi
Takvimler 1 Kasım 1928’i gösterdiğinde artık aylardır tanıtılan dönüşüm resmiyete döküldü. Türkiye Latin alfabesine geçti. 2 Kasım’da da gazeteler yine çift alfabeli olarak basıldı.

Tek alfabeli gazetelere geçiş
Ama bu geçiş dönemi fazla uzun sürmedi. Geçiş hızla tamamlandı. 1 Aralık 1928 itibariyle artık tüm gazeteler sadece Latin alfabesiyle yayımlanmaya başladı.
Yeni harflerle ilk kitap
Latin harfiyle basılan ilk kitapsa Tevfik Fikret’in Tarihi Kadim Doksan Beşe Doğru adlı eseriydi. Kitabın önsözü de sonraki yıllarda Millî Eğitim Bakanlığı görevine gelecek ve eğitim hayatında derin bir iz bırakacak olan Hasan Âli Yücel tarafından yazılmıştı. Kitapta Yücel’in “Yeni Hayat” şiiri de bulunuyordu.
Yeni harflerin kabulü sonrası Cumhuriyet'in ilanının ardından başlayan eğitim seferberliği de hız kazandı.
