Yolcuların bir kısmı can yeleklerini giymiş, bir kısmında yok. Feribot su almaya başlayıp kabineye tazyikli su fışkırdığı anda korkudan çığlıklar atılıyor. Kimse ne yapacağını bilemiyor. Yolcular panikle koşuşuyor. Kimi can yeleğini giymeden can havliyle denize atlıyor… Girne’de alabora olan feribotta yaşananlar, bir deniz kazasının nasıl bir faciaya dönüşebileceğini çok acı bir şekilde gösterdi.

30 Ağustos’ta Girne'den Mersin'e hareket eden katamaran tipi Türk yolcu gemisi, kalkışından kısa süre sonra alabora oldu. Gemide mürettebat dahil 267 yolcudan sekizi yaşamını yitirdi. Yirmiye yakın yolcunun arama çalışmaları sürüyor. 

Filo Denizcilik’e ait yolcu feribotundan kurtulanların ve onları kurtarmaya gidenlerin anlattıkları vahim… Katamaranın sağlamlığı, uygunluğu, can yeleklerinin bir kısmının ulaşılabilir olmaması, yolcu kapasitesi, personel yetersizliği gibi birçok konuda iddialar var. 

Türkiye, yüksek hızlı tren faciası, Kartalkaya otel yangını gibi etkin önlemler alınsa ve denetleme yapılsa belki de kaçınılabilecek kazalara sahne oldu. Yine etkin denetim ve önlem olmadığı için maden kazaları, iş cinayetleri de yaşanmaya devam ediyor. Feribot kazasının da bütün yönleriyle soruşturulup, gerekli derslerin alınıp alınmayacağı da henüz belli değil. 

Güvenlik kuralları ve standartları kazaların olabilme ihtimali üzerinden şekilleniyor ve kazaları önlemek için geliştiriliyor. Kuralların ve standartların evrensel olduğunu da söylemek mümkün. Mesela uçağa binince acil durumlarda ne yapmak gerektiği konusunda her uçuş öncesinde düzenli olarak bilgilendiriliyoruz. Peki denizdeki kurallar ne?

Yolcu feribotlarında güvenlik prosedürü nedir?

Yolcu taşımacılığı yapan ticari katamaran feribotların IMO (International Maritime Organization-Uluslararası Denizcilik Örgütü) standartlarına uyması zorunlu. Kurallar, teknenin yolcu kapasitesi ve rotasına göre değişiklik gösteriyor. B Kategorisinde, yani 450 kişiden fazla yolcu taşıyan ve dört saatten uzun süren açık deniz rotalarında çalışan feribotlarda kurallar sıkı: