İklim krizi, küresel ısınma terimleri artık dilimize yerleşti. Ancak mevzu kutupların erimesinden yağmur ormanlarına, aşırı hava olaylarından biyolojik yok oluşa geniş bir perspektifte konuşulunca sanki bize önemli bir etkisi yokmuş gibi anlaşılıyor. Oysa gezegen bir bütün ve dünyanın öte ucunda olanlar yaşadığımız coğrafyadan bağımsız kalamıyor.
Okyanusları ele alalım. Dünya yüzeyinin yüzde 71'ini kaplayan okyanuslar, iklim değişikliğini dengelemede tropik ormanlar kadar hayati. Okyanuslar deyince birbirine bağlı tuzlu sular, yani denizler kastediliyor. Mesela Akdeniz, Marmara, Karadeniz gibi iç denizler…
Denizler ve okyanuslar, sera gazı emisyonlarının ürettiği fazla ısının yaklaşık yüzde 90'ını ve karbondioksit emisyonlarının yüzde 25'ini emiyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCC) okyanusların ısınması, deniz suyunun yükselmesi ve asitlenme sorununun, 2050’de 1 milyar insanın hayatını kökten etkileyeceğini açıklamıştı.
