8 Mayıs 2026'da Pentagon, Amerika Birleşik Devletleri’nin arşivinde saklanan 162 "gizli" UFO belgesini aynı anda yayımlayarak bir infial yarattı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın şeffaflık vaadiyle hayata geçirdiği PURSUE programı kapsamında https://www.war.gov/ufo/ adresinden yayınlanan arşivlerde Apollo astronotlarının ses kayıtları, FBI raporları, askeri operasyonlarında çekilmiş kızılötesi videolar, polis tutanakları, vatandaş tanıklıkları, askeri raporlar, pilot uçuş raporları gibi bir sürü belge bir anda ortalığa saçıldı.
Başta uzaylı fanatikleri olmak üzere herkes bu gizli dosyalara elbette balıklama atladı. Dünya bu dosyaları karıştırırken bir büyük “uzaylı” haberi de Hollywood’dan geldi.
Daha önce Üçüncü Türden Yakınlaşmalar (Close Encounters of the Third Kind) ve E.T. gibi popüler kültüre damgasını vurmuş uzaylı-insan ilişkilerini konu alan filmlerinin yaratıcısı usta yönetmen Steven Spielberg yeni filmini bu tartışmaların tam ortasına tüm ihtişamıyla koydu.
Haziran başında tüm dünyada gösterime giren İfşa Günü (Discolosure Day) filmi esmekte olan uzaylı rüzgârını fırtınaya çevirdi. Zira daha önce birebir ilişkiler üzerinden uzaylılarla temasımızı işleyen Oscarlı yönetmen, yeni filminde bakış açısını genişletip uzaylıların varlığının tüm dünyaya ifşa edilmesini ve toplumsal bir yüzleşmeyi gündemimize taşıyor.
Emily Blunt, Josh O'Connor, Colman Domingo, Colin Firth ve Eve Hewson’ın başrollerinde yer aldığı film, dünya dışı varlıkların birdenbire gün yüzüne çıktığı, bir anda ifşa olduğu bir dünyayı hayal etmemizin yolunu açıyor.
Dünyanın yarısı onları bekliyor
Pentagon'un arşivlerinden çıkan görüntülerin çoğu bulanık, raporlar yer yer sansürlenmiş, belgelerin içeriği muallak. Spielberg’in filmine gelince, nihayetinde o da sadece bir film. Ama işin aslı artık kimsenin kanıtlarla ikna edilmeye ihtiyacı yok. Zira toplumsal araştırmalara bakılırsa dünya nüfusunun yarısı uzaylıların varlığına zaten inanıyor.
Hollanda merkezli uluslararası pazar araştırması ve danışmanlık ajansı Glocalities’in geçen yıl 24 farklı ülkeden 26 bin 492 kişi ile konuşarak gerçekleştirdiği, bu konuda şimdiye kadar yapılmış en geniş ankete göre, katılımcıların yüzde 47’si evrende gelişmiş başka uzaylı medeniyetler olduğuna inanıyor. Yüzde 61’i ise uzayda bizden başka canlı formlarının var olduğunu kabul ediyor.
Anket, daha önce Almanya, İngiltere ve ABD’de yapılmış benzer çalışmalarla paralel sonuçlar ortaya koyuyor. Zira ABD hükümetinin 2021 tarihli kamuoyu yoklaması U.S. intelligence report da Amerikalıların yüzde 65’inin, yani her üç kişiden ikisinin uzaylıların varlığına inandığını söylüyor. Özetle, milyarlarca insan için uzaylılar zaten var.
Haliyle toplumdaki uzaylılar dünyamızı ziyaret etti ya da edecek düşüncesi, onlarla yüz yüze gelmemizin an meselesi olduğu beklentisi de giderek normalleşiyor. Günümüzde mesele artık uzaylılar var mı, yok mu meselesi değil. Bir sonraki aşamaya geçtik. Şimdi herkesin aklında şu soru var: “Uzaylılarla ne zaman tanışacağız? Gelirlerse ne yapacağız?”
Başsız tavuk olmak içten bile değil
Senaryo belli; gökyüzünde büyük metalik bir cisim beliriyor ve gelip gezegenimize konuyor. Onu daha dünyaya yaklaşırken tespit edip birbirini arayan bilim insanları, herkesten önce harekete geçip hızla silahları kuşanan askeri birimler, ilk bağlantıyı kurmak ve olayın yönetimini ele geçirmek için birbiriyle yarışan dünya liderleri, yerlere kapanıp tapınmaya başlayan ya da toplu intiharlara kalkışan tarikatlar, heyecanla alkışlayıp selfi çeken uzaylı fanatikleri, gelenlere taşla sopayla saldıran, dört bir yana koşup saklanan dehşete kapılmış sıradan insanlar…