Tas kafa, ya da kafaya tas geçirilip açıkta kalan kısım tıraşlanmış gibi görünen saç kesimi, ne ara suça sürüklenmekle bir oldu diye sorabilirsiniz.
Bir yanıyla sınıfsal. Çünkü bu çocukların çoğu, geçelim aynı sınıfı, aynı mahallelerden geliyorlar. Aynı berberler, en bildikleri tıraşla uğurluyor herkesi. Bir ara bir şey moda oluyor, başka bir ara başkası.
Ama elbette sadece endüstriyel berberlik değil tek mesele. Tas kafanın öncülleri var.
Tüyleri (ya da daha doğru bir terminolojiyle kılları) ancak kafasını ısıtan insanlık için berber koltuğundan nasıl kalkıldığı, her zaman işlevsel olmaktan öte sembolikti. İşte tas kafa ve diğer saç kesimlerinin minik bir arkeolojisi…
Saçı uzun aklı kısa

Uzun, dizginsiz, açık ve tercihen dalgalı saçlar, erkek evreninde tehlike çanları anlamına gelen yoldan çıkarıcı kadın cazibesi demek. Evrimsel biyologların muhakkak bir açıklaması vardır; psikanalistlerin de.
Beri yandan böyle saçlara sahip erkekler epeyce zaman “kadınsılıkla” eşleştirildi. Batılılar, taaa antik zamanlardan bu yana İranlıları süsleri püsleri, mücevherleri ve uzun saçları yüzünden “avratsı” bulur, eh bu da irrasyonellik gibi anlaşılırdı.
Aynı yargılayıcı bakışlardan 20. yüzyılın çiçek çocukları da epey çekti. Bizler hâlâ çekiyoruz.
Şimdilerde o kadar saç uzatan kalmadı. Gündelik hayatın hayhuyunda onca saç kadına da erkeğe de yük. Upuzun, dalga dalga, gür, deliorman saçları özledik.
Kalenderiler ya da keşişlerin tıraşlı kafaları

Beden kılları bir şekilde nefisle ilişkiliyse, nefsi inkar ya da köreltme arayışı da onlardan kurtulmakla başlıyor.
Avrupa’da Roma devrinden beri uygulanıyor, halen çeşitli Hristiyan cemaatlerinin keşişlerinde yaygın, adına “tonsure” deniyor. Başlarının bir kısmı ya da tamamını tıraş ediyorlar.
Doğuda benzer bir gelenek Budist rahiplerinde var. Bizde de geçen yüzyıla kadar varlıklarını sürdüren Kalenderi dervişleri kaşları da dahil bütün beden kıllarını tıraşlardı.
Asker (ya da mapushane) tıraşı
Silah altına alınma yahut mahpusluk, bireyselliğinizin ortadan kalkışı, tüm bedeninizin iradenizden ayrılarak kurumsallaşması demek.
Üç numara asker tıraşı, iç çamaşırlarına kadar bir örnek giysi, uykudan yemeğe, hatta çok afedersiniz def-i hacete tüm bedensel işlevlerin senkronizasyonu, beden terbiyesi…
Bu denli kısa bir saçı, devletin kadife eldivenden çıkmış elinin kesmiş olması yüksek ihtimal.
Ama bazen de isyan, kabuk değiştirme, yeniden başlama, sıfırlama ritüeli olabiliyor saçları kesmek. Kadın erkek fark etmeksizin.
Taxi driver ve “belalım” personası

Mohawk severler toplansın. Bu kesim Vietnam savaşının özel yetkili ve bulaşılmaması gereken belalı birlikleriyle biliniyor. Ama ekseriyete uyum sağlayamayan herkes, dahası punkçılarca iyiden iyiye benimsendi. Bizde Athena Gökhan’ın saçları da bir ara böyleydi.
Taxi Driver’da Travis karakterinin dönüşümü, normal insandan bu kesime kavuşmasıyla başlıyordu. Artık toplum dışı tehlikeli bir varlık; bir antikahramandı.
Eh, punk biraz da bu demek.
Bizde bu kesimle her mahalleye giremezsin. Kimse “bulaşmayım” demez. Arkanızdan kıkır kıkır güler.
Amerikan tıraşı aka serbest piyasa kafası

“Orta sınıflar için” tas kafa gibi bişi.
80’li ve 90’lı yıllarda kaykaylarla beraber yayıldı. Bir ülkede bu saç kesimi yaygınlaşmaya başlamışsa orada kamu işletmeleri hızla özelleştirilir, azgın bir liberalleşme olur, birkaç seneye bankalar batar, IMF anlaşması ve kemer sıkma önlemlerinin ardından da otoriter bir hükümet seçilirdi.
Bir ara bunun kızlar için kuyruklusu da vardı.
Tas kafa: Biraz sınıfsal biraz sosyal medyasal
Latin Amerika’nın kenar mahallelerinde varlıklarına anlam kazandırmak, hatta bazen sadece hayatta kalmak için suça karışmaktan başka çaresi olmayan gençler, El Salvador’un ultra yetkili başkanının (Nayip Bukele) ultra sert tedbirleri sayesinde gündemimize girdi.
Kesimin yerli Meksikalı halk Chicano’lardan geldiği düşünülüyor ve sınır dışı edilen suçlular aracılığıyla geldiği söyleniyor.
Başkan on binlerce insanı adil yargılamaksızın hapsetmekle kalmadı, yakın zamanda bu saç kesimini okullarda yasakladı.
Ama mesele ne saç kesimi ne de Chicano’lar… Genç erkekleri suç örgütü liderlerini idealize edip örnek almaya iten sebeplerle ilgili başkanın aklında harika bir fikir varmış gibi durmuyor.
Bu saç kesimi bizde de var. Başlıcası da Sedat Peker. Daha ne olsun?
Tanrıkulları için yandan ayırma
Düzen, istikrar, güven aşılamak için siyasilerin küresel düzeyde en sık tercih ettikleri saç kesimi bu. Erdoğan da böyle, Özgür Özel de…
Kısa da uzun da olmaması lazım; berberi ihmal etme lüksünüz yok. Hemencik bozulur.
Bazı erkekler kellerini kapatmak için yanlarda kalanları öteki tarafa geçirirler; ülkemizin saç naklinde aldığı yol sağ olsun, artık sık görülmüyor. Ama bir toplumsal hafızadır.
Yandan ayırma, kuşaklararası bir ayrıma da işaret. Z kuşağı kadınları, Y kuşağını jilet gibi yandan ayrılmış küt saçlarından tanıyormuş, diyenlerin yalancısıyız.
“Kestim kara saçlarımı”

Erkek egemen düzen, bir yandan vagina dentata (kadın korkusunu temsil eden mitik dişli vajina) ile bir tuttuğu uzun yılankavi saçlardan korksa da, bir yandan da onlar için ölür.
Haliyle kadın bedeninin neredeyse tamamen nesneleştirildiği erotik imgeleminin merkezinde de bu uzun fettan saçlar var.
Saçları kısacık keserek bu eril bakışlara meydan okuma yoluna da feminist bir tavır olarak epeyce başvuruldu.
Bazen de tehlike içermeyen, çocuksu, sempatik piremsesimsi bir alımlılık için.
