Gün doğmadan hareketlenen Kapadokya’daki Güllüdere Vadisi, bu kez yalnızca doğal güzellikleriyle değil, moda ve teknolojiyi buluşturan bir defileyle gündeme geldi.
Les Benjamins’in kurucusu ve kreatif direktörü Bünyamin Aydın, markanın 15. yılına özel hazırladığı “From Earth to Sky” koleksiyonunu bölgenin sıra dışı coğrafyasında tanıttı.
Neon yeşil, pembe ve sarı tonlarındaki dev sıcak hava balonlarının Kapadokya manzarası üzerinde yükseldiği defilede, Anadolu’nun geleneksel motifleri 1970’lerin rock ’n’ roll kültürü ve fütüristik tasarım anlayışıyla buluştu.
Koleksiyon, yerel kültürel referansları çağdaş bir moda diliyle yorumlarken defilenin mekânı da anlatının ayrılmaz bir parçasına dönüştü.

Bünyamin Aydın: Doğu ile Batı arasında bir tasarımcı
1989’da Almanya’da Türk bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Bünyamin Aydın, 12 yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı, lise eğitimini ise İsviçre’de tamamladı.
Farklı ülkeler ve kültürler arasında şekillenen yaşamı, tasarım anlayışında da karşılığını buldu.
Aydın’ın üretimlerinde Doğu ile Batı, gelenek ile gelecek ve yerel kültür ile küresel moda arasında bir etkileşim öne çıkıyor.

Neden Les Benjamins?
Bünyamin Aydın’ın 2011’de kurduğu Les Benjamins’in ismi de kişisel bir hikâyeden doğuyor. Aydın, yurt dışında eğitim gördüğü yıllarda çevresindekilerin “Bünyamin” ismini telaffuz etmekte zorlandığını, kendisine “Benjamin”, “Benji” gibi farklı isimlerle seslendiklerini anlatıyor.
Bir süre sonra bu farklı telaffuzları düzeltmekten vazgeçen Aydın, ismini markasına taşımaya karar veriyor. “Benjamins” isminin daha önce kullanılıyor olması nedeniyle markanın başına Fransızcada çoğul anlamı taşıyan “Les” takısı ekleniyor ve böylece “Les Benjamins” adı ortaya çıkıyor.
Aydın için marka, insanların kendi kültürleriyle yeniden bağ kurabilecekleri bir buluşma noktası. Almanya’da doğup Türkiye’de büyümesinin şekillendirdiği yaklaşımını “Alman disiplini ve Türk kalbi” sözleriyle tanımlayan tasarımcı, koleksiyonlarında iki farklı kültürel dünyayı bir araya getiriyor. Çağdaş silüetleri Türk kumaşları ve İpek Yolu esintileriyle buluşturan tasarım anlayışını ise “Tuvali batıdan, boyası doğudan” sözleriyle özetliyor.

Apple iş birliği: Fikirden defileye uzanan dijital süreç
Les Benjamins ile Apple arasındaki iş birliği, “From Earth to Sky” projesinde tasarımın başlangıcından defilenin çekimlerine kadar uzanan bir yaratım sürecine dönüştü.
Projede Apple teknolojisi, yalnızca ortaya çıkan tasarımları sergilemek için değil, koleksiyonun fikir aşamasını geliştirmek ve tasarımları hayata geçirmek için de kullanıldı.
Proje, 2026 yılının başında Kapadokya’ya yapılan bir araştırma gezisi sırasında şekillenmeye başladı. Aydın, bölgenin sıra dışı coğrafyasını fotoğraflamak, çevresini keşfetmek ve fikirlerini kaydetmek için iPhone 17 Pro Max’in yanı sıra iPad Pro ve Apple Pencil Pro’dan yararlandı.
Yaratıcı sürecini masa başında geçirmeyen tasarımcı için iPad Pro’nun taşınabilirliği, fikirlerini farklı ortamlarda geliştirebilmesi açısından önem taşıdı.
Aydın, cihazı “Taşınabilir iş istasyonlarının en iyisi” sözleriyle tanımlıyor ve sunduğu hareket özgürlüğüne dikkat çekiyor.

Aydın’ın araştırma gezisinde karşılaştığı üç yerel bitki türü, koleksiyonun temel ilham kaynaklarına dönüştü: yeşil topuz dikeni, flüt benzeri pembe sarmaşık çiçekleri ve yabani sarı lale.
Bölgenin doğal dokusundan ve renklerinden beslenen bu bitkiler, koleksiyondaki 10 farklı stile ve özel olarak tasarlanan üç sıcak hava balonuna ilham verdi.
Aydın ve ekibi, koleksiyonun tamamını iPad Pro ve Apple Pencil Pro kullanarak çizdi. Tasarımların dijital ortamda geliştirilmesi, farklı seçeneklerin hızlıca denenmesine ve fikirlerin üretim ekibiyle paylaşılmasına olanak sağladı.
Ekip, fotoğrafları, kumaş referanslarını, ilk eskizleri ve ilham kaynaklarını Freeform uygulamasında bir araya getirerek koleksiyonun görsel dünyasını oluşturdu. Procreate üzerinden ise tasarımların farklı versiyonları üzerinde çalıştı. Aydın, tasarım sürecinde Safari üzerinden bitkiler hakkında araştırma yapmak gibi farklı işleri de aynı çalışma akışı içinde yürütebildi. Apple Pencil Pro’nun sunduğu özellikler de çizim ve tasarım sürecini destekledi.

Özellikle defilenin dikkat çekici unsurlarından olan dev balonların tasarımında dijital çizim belirleyici oldu.
Aydın, ilk balon tasarımını Procreate’te oluşturduktan sonra onlarca farklı varyasyon geliştirdi ve bunların arasından üç tasarım seçti.
Böylece fikirler, geleneksel eskiz aşamasından dijital ortamda çeşitlendirilip geliştirilebilen bir tasarım süreciyle ilerledi.

Çizimler, Kapadokya’daki sıcak hava balonculuğunun öncülerinden Pasha Balloons ile paylaşıldı.
Tasarımların teknik açıdan değerlendirilmesi ve uçuşa uygunluklarının incelenmesiyle dijital ortamda şekillenen fikirler fiziksel ürünlere dönüştürüldü.
Görsel tasarım ile mühendislik gerekliliklerinin birlikte ele alındığı bu süreçte, ekip farklı tasarımları değerlendirerek uygulanabilir seçenekler üzerinde uzlaştı.
Apple iş birliği defilenin görsel anlatımına da uzandı. Fransız yönetmen Neels Castillon, gösteriyi iPhone 18 Pro Max ile çekti. Gün doğumuyla birlikte değişen ışık, hareket hâlindeki modeller ve dev balonlar, çekimlerin temel unsurları arasında yer aldı.

Özel olarak tasarlanan dronlara yerleştirilen iPhone’larla havadan görüntüler de alındı. 4K 120 fps ağır çekim ve ProRes RAW gibi çekim teknikleri, koleksiyonun hareketini ve Kapadokya’nın geniş coğrafyasını görsel anlatımın bir parçası hâline getirdi.
Bu açıdan proje, teknoloji şirketleri ile moda markalarının kurduğu ortaklıkların yalnızca sponsorluk veya ürün görünürlüğüyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Dijital araçlar tasarımın geliştirilmesinden üretime, çekimlerden görsel hikâye anlatımına kadar yaratıcı sürecin farklı aşamalarında rol oynuyor. Les Benjamins ve Apple iş birliği de teknolojinin bir moda koleksiyonunun yaratım sürecine nasıl dâhil olabileceğine dair bir örnek sunuyor.

Neden Kapadokya?
Bünyamin Aydın için Kapadokya’nın seçimi, etkileyici bir defile mekânı arayışından ibaret değildi. Tasarımcı, bölgeyi Türkiye’nin uluslararası alandaki yüzlerinden biri olarak gördüğünü ve Anadolu kültürünü Les Benjamins’in tasarım diliyle nasıl bir araya getirebileceği üzerine çalıştığını söylüyor.
Aydın’ın Kapadokya’yla kurduğu ilişki, Anadolu’nun kültürel mirasını çağdaş bir anlatıya dönüştürme arayışının parçası. Bu noktada Barış Manço, tasarımcı için önemli bir ilham kaynağı. Anadolu kültürünü müzik aracılığıyla geniş kitlelere ulaştıran sanatçıya gönderme yapan defilenin açılış görünümünde, Türk kaftanı ve Anadolu’yu temsil eden bir ağaç dalı kullanıldı. Bu detay, Manço’ya bir saygı duruşu niteliği taşıyor.
Kapadokya’nın doğal dokusu ise koleksiyonun renklerine, biçimlerine ve sahne tasarımına yansıdı. Bölgenin çiçeklerinden ilham alan tasarımlar ve gökyüzüne yükselen dev balonlar, “From Earth to Sky” adının da işaret ettiği üzere, yeryüzünden gökyüzüne uzanan bir anlatı oluşturdu. Böylece mekân, koleksiyonun sergilendiği bir fon olmanın ötesine geçerek tasarımın ilham kaynaklarından biri hâline geldi.
Anadolu’dan dünyaya uzanan bir köprü
Tasarımcı için “From Earth to Sky”, Türk kültürünü köklerini kaybetmeden tüm dünyaya tanıtma fırsatını temsil ediyor.
“Ben kendimi Doğu ile Batı arasında bir çevirmen ve bir köprü olarak görüyorum.” diyen Aydın, sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Umarım bu proje Türk halkını gururlandırır.”
Fayn'a abone olarak bağımsız yayınlarımızı destekleyebilir, her hafta yeni eklenen özel içeriklerimize sınırsız erişebilirsiniz. Şimdi abone ol!