Yeni Spider-Man filmi Brand New Day’in belki de en iyi sahnesinde, Tom Holland’ın canlandırdığı Peter Parker kısa süreliğine dünyayı kurtarmayı bırakıp bir Rus hamamına gidiyor.
Üzerinde yalnızca iç çamaşırı ve maskesiyle, Florence Pugh’nun canlandırdığı Yelena Belova’nın sıcak su havuzuna giriyor. Yelena, Peter’ın bedeninden çok internetteki hayatıyla ilgileniyor. Spider-Man hakkında üretilen “yakıştırmaları” ve hayran çizimlerini gördüğünü söylüyor.
İnsan bütün dünyaya kim olduğunu unutturabilir, diyor film burada, ama internetin onu kimlerle yakıştıracağına maalesef engel olamaz. Anlayacağınız Marvel evreninde mahremiyetin son kalesi artık maske değil, arama geçmişini zamanında silmek.
Film bu küçük şakada en büyük meselesini ele veriyor: Peter kendi yüzünü saklayabilir ama kendi imgesini kontrol edemez. Bedeni onun, internetteki bedeni herkesin. Üstelik bu kez sorun yalnızca dışarıdakilerin Peter’ı nasıl gösterdiği değil. Peter da artık kendi bedenini kontrol edemiyor.
Bende hangi değer yükseldi?
Vücudundaki örümcek hormonları, insan hormonlarını bastırmaya başlamış. Ağları artık mekanik düzeneklerden değil, doğrudan bileklerinden çıkıyor. Bu, kâğıt üzerinde muazzam bir gelişme.
Peter’ın yüzü ise aynı fikirde değil. Bileğinden sümük gibi uzayan ağlara bakarken kusacakmış gibi oluyor. Yıllardır ağ fırlatan bir insanın, ağın gerçekten kendi bedeninden çıkabileceği ihtimalini hiç düşünmemiş olması ayrıca etkileyici.
Peter bu dönüşüm sırasında çırılçıplak kalınca çamaşırhanede bulduğu kadın kıyafetlerini mecburen üzerine geçiriyor ve o hâlde asansöre biniyor. Sahnenin komikliği “erkek, kadın kıyafeti giydi” değil elbette.
Espri, bedeni korkutucu biçimde güçlenirken gündelik hayatta bütünüyle savunmasız ve mahcup kalmasında saklı. Film, Peter’ın dönüşümünü böylece görkemli bir yeniden doğuş olmaktan çıkarıp son derece kişisel bir rezalete çeviriyor.
Eski Spider-Man hikâyelerinde ergenlik, beklenmedik yerlerden çıkan ağlarla yeterince açık anlatılmıştı. Bu filmdeyse Peter artık büyüyen bir çocuk değil, ayarları bozulan ve rezil rüsva olan genç bir yetişkin. Eski süper kahramanlar gibi aynaya bakıp “Ben kimim?” diye sormuyor. Daha çağdaş bir soru soruyor: “Bende hangi değer yükseldi?”