İran, ABD ve İsrail'le savaşın yeniden başlaması halinde Basra Körfezi'ndeki denizaltı internet kablolarına saldırmayı planlıyor.
Reuters'a konuşan iki üst düzey İranlı güvenlik yetkilisine göre Tahran, olası saldırılar için ayrıntılı hazırlık yaptı. Yetkililer, kabloların nerede ve nasıl hedef alınacağını açıklamadı. Ancak saldırıların ardından onarım çalışmalarının da engellenebileceğini söyledi.
İran Devrim Muhafızları'nın siyasi işlerden sorumlu komutan yardımcısı Yadollah Javani de 21 Ekim'de benzer bir uyarıda bulundu. İran altyapısının yeniden hedef alınması halinde Hürmüz Boğazı'nın altından geçen yedi büyük internet kablosuna saldırabileceklerini açıkladı.
Tehdit, İran ile ABD arasındaki diplomatik görüşmelerin çıkmaza girmesi ve savaşın yeniden başlaması ihtimali üzerine gündeme geldi.
İnternetin yüzde 99'u denizlerin altında
Dünyadaki uluslararası veri trafiğinin yaklaşık yüzde 99'u denizlerin altına döşenen fiber optik kablolar üzerinden taşınıyor.
İnternet bağlantıları, bankacılık işlemleri, çevrimiçi alışveriş ve bulut hizmetleri büyük ölçüde bu kablolara bağlı. Birden fazla hattın aynı anda kesilmesi, özellikle alternatif bağlantıların sınırlı olduğu ülkelerde ciddi kesintilere yol açabilir.
Hürmüz Boğazı'ndan küresel internet trafiğinin yüzde 1'inden azı geçiyor. Bu nedenle olası saldırıların etkisi büyük ölçüde Körfez ülkelerinde hissedilebilir.
Telekomünikasyon araştırma şirketi TeleGeography'nin araştırma direktörü Alan Mauldin'e göre uluslararası internet kapasitesinin yüzde 1'inden azı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Bu nedenle saldırıların küresel etkisi sınırlı kalabilir. Körfez ülkelerinin internet bağlantıları ve dijital hizmetleri ise daha büyük risk altında.
Denizaltı kablolarının onarımı özel gemiler gerektiriyor. Savaş koşullarında güvenlik riskleri, artan sigorta maliyetleri ve karasularına giriş izinleri nedeniyle bu çalışmalar aylarca sürebilir.
Kızıldeniz de risk altında
Avrupa, Afrika ve Asya arasındaki veri bağlantılarının önemli bölümü Kızıldeniz'den geçiyor. Bölgedeki kablolar, Yemen kıyılarıyla Afrika Boynuzu arasındaki Babülmendep Boğazı'nda yoğunlaşıyor.

Yemen'deki Husilerin eylül ayında Babülmendep çevresinde ilerlemesi, bu hatların güvenliğine ilişkin kaygıları artırdı. Husilerin denizaltı kablolarına doğrudan saldırdığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi ise bulunmuyor.
Bölgedeki kablolar daha önce de zarar gördü. Şubat 2024'te üç kablo hasar aldı. Telekomünikasyon sektöründeki yaygın değerlendirmeye göre hasara, Husi saldırısında vurulan Rubymar adlı yük gemisinin sürüklenen çapası yol açtı. Onarım aylarca sürdü.
Eylül 2025'te ise Cidde yakınlarında iki kablonun kesilmesi, Ortadoğu ve Güney Asya'da internet bağlantılarını yavaşlattı.
Alan Mauldin'e göre Kızıldeniz, Hürmüz Boğazı'ndan daha kritik bir internet güzergâhı. Kızıldeniz'den geçen kablolar, küresel uluslararası veri talebinin yaklaşık yüzde 3'ünü ve bölgeler arası trafiğin yüzde 10'unu taşıyor. Bu nedenle buradaki olası kesintilerin etkisi daha geniş olabilir.
Körfez'in teknoloji yatırımları tehlikede
İran'ın üst düzey güvenlik yetkililerinden Muhsin Rızai, ekim ayında Körfez ülkelerindeki veri merkezlerinin ve yapay zeka tesislerinin de olası saldırıların hedefi olabileceğini söyledi.
Mart ayında İran saldırıları, Amazon'un internet sitelerine, uygulamalara ve şirketlerin verilerine altyapı sağlayan bulut bilişim hizmeti Amazon Web Services'ın (AWS) Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki iki veri merkezini doğrudan vurdu. Bahreyn'deki bir AWS tesisinin yakınında gerçekleşen saldırı da altyapıya zarar verdi.
Amazon, eylül ayında Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bazı hizmetleri hâlâ geri getiremediğini açıkladı.
Bu saldırılar, petrol gelirlerine bağımlılıklarını azaltmak için teknolojiye yatırım yapan Körfez ülkeleri açısından ciddi bir sorun.
Birleşik Arap Emirlikleri, ChatGPT'yi geliştiren OpenAI ve yapay zeka çiplerinin en büyük üreticilerinden Nvidia'nın da ortak olduğu Stargate UAE projesine yatırım yapıyor. Abu Dabi'de kurulacak yapay zekâ merkezinin ilk aşaması yaklaşık 30 milyar dolara mal olacak. Proje, ABD dışındaki en büyük yapay zeka altyapı yatırımlarından biri.
Tamamlandığında 5 gigavat kapasiteye ulaşması planlanan daha büyük bir teknoloji kampüsünün parçası olacak.
Reuters'ın görüştüğü, aralarında bir ABD'li yetkili ve Batılı bir diplomatın da bulunduğu altı kaynağa göre Birleşik Arap Emirlikleri, İran saldırılarının ardından yapay zeka yatırımlarını korumak için yeni önlemler değerlendiriyor. Veri merkezlerinin ülkenin farklı bölgelerine dağıtılması, bazı tesislerin yer altına inşa edilmesi ve hava savunma sistemleriyle korunması gündemde. Projeyi yürüten G42 şirketi ise çalışmaların planlandığı gibi sürdüğünü söylüyor.
İran neyi amaçlıyor?
Uzmanlara göre Tahran'ın açıklamaları yalnızca yeni saldırılar düzenleme hazırlığı olarak okunmamalı.
Washington merkezli Middle East Institute'tan Alex Vatanka, İran'ın Körfez ülkeleriyle ABD'li teknoloji şirketlerini Washington üzerinde baskı kurmaya yöneltmeye çalıştığını söylüyor.
King's College London'dan güvenlik uzmanı Andreas Krieg de benzer görüşte. Krieg'e göre İran, Körfez ülkelerinin ekonomik dönüşümünü ABD'nin bölgedeki askeri ve teknolojik varlığıyla ilişkilendirerek yeni bir caydırıcılık alanı oluşturmaya çalışıyor.
Bu stratejinin arkasında Körfez ülkelerinin ABD'yle ilişkileri var. Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri hem ABD'nin bölgedeki güvenlik ortakları hem de Amerikan teknoloji şirketlerinin önemli yatırım merkezleri.
İran, bu ülkelerin yeni bir savaştan ekonomik olarak zarar göreceğini hatırlatarak Washington'a baskı yapmalarını istiyor.
Körfez ülkeleri ise olası kesintilere karşı alternatif bağlantılar kurmaya başladı. Irak üzerinden Türkiye'ye ve Avrupa'ya uzanan yeni fiber optik hatlar bunlardan biri. Microsoft da 2030'a kadar Orta Doğu'daki denizaltı ve kara bağlantılarına 400 milyon dolardan fazla yatırım yapmayı planlıyor.
