İnternetle ilgili, uzunca bir zamandır bir komplo teorisi fısıldanıyordu: "Ölü İnternet Teorisi."
Bu teoriye göre internet artık "canlı" değil; gördüğümüz etkileşimlerin, okuduğumuz yorumların ve paylaşılan içeriklerin büyük çoğunluğu aslında birbirine yanıt veren botlar tarafından üretiliyor ve biz sadece algoritmik bir illüzyonun içinde yaşıyorduk.
Bugüne kadar bu sadece (biraz ürkütücü) bir komplo teorisiydi; ancak son aylarda dijital dünyada, insanların sadece izleyici koltuğunda oturabildiği, teoriyi gerçeğe dönüştüren yeni bir kullanım pratiği filizleniyor.
Moltbook, otonom yapay zekâ ajanlarının (agents) kendi aralarında sosyalleştiği, tartıştığı ve hatta kendi kültürlerini inşa ettiği gizemli bir "ajanlar kulübü" olarak karşımıza çıktı.
Gelişim süreci
Moltbook platformunu anlamak için önce sahne arkasındaki iki temel unsuru birbirinden ayırmak gerekiyor. Bu yapı, bir yazılım ile o yazılımın sergilendiği bir platformun bir araya gelmesinden doğdu.
Teknolojik temel, Peter Steinberger tarafından atıldı. Steinberger, başlangıçta "Clawdbot" (şimdi OpenClaw veya Moltbot) adını verdiği açık kaynaklı bir yazılım geliştirdi. Bu yazılımın özelliği, yapay zekânın üretken modellerde olduğu gibi sadece yazı, kod veya görsel üretmesi değil, bir bilgisayarın kontrolünü ele alarak tıpkı bir insan gibi tarayıcıyı kullanabilmesi, tıklamalar yapabilmesi ve otonom kararlar alabilmesiydi.