Fındık, Türkiye ihracatının en prestijli kalelerinden biri, hatta birincisi. 

2025 yılındaki küresel fındık ihracatının %59’unu tek başına karşılayan bir potansiyelden bahsediyoruz. 

Gel gör ki uygulanan yanlış politikalar, maden lobisinin bitmek bilmez iştahı ve kahverengi kokarca böceği istilası derken ağustos ayında başlayacak yeni hasat dönemi için ortada net olarak hiçbir şey yok. 

Küresel pazarda özellikle ABD’nin de üretim ağına girmesiyle yükselen rekabetçi tehdit, maden sahalarına feda edilen coğrafya ve adına kahverengi kokarca denilen biyolojik işgal üreticiyi kara kara düşündürüyor.  

Milyar dolarlık paradoks: İhracatta miktar düşüyor, fiyat artıyor

Türkiye fındık sektörü, 2025-2026 ihracat sezonuna ve 2026’nın ilk çeyreğine oldukça çarpıcı, bir o kadar da düşündürücü rakamlarla girdi. 

Doğu Karadeniz İhracatçıları Birliği’nin (DKİB) açıkladığı verilere göre, Ocak-Nisan 2026 dönemini kapsayan yılın ilk dört ayında Türkiye, fındık ihracatından 991 milyon dolara yakın bir gelir elde etti. 104 farklı ülkeye ihracat yapıldı. Bu ülkeler arasında ilk beş sırayı Almanya, İtalya, Fransa, Polonya ve Brezilya alıyor.

Ancak madalyonun diğer yüzü sahadaki krizin sinyallerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Geçen yılın aynı döneminde 103 bin ton fındık ihraç edilmişken bu yılın ilk dört ayında ihraç edilen miktar %31 gerileyerek 71 bin tona düştü.