Mürekkep yalamış, kâğıt koklamış hatırı sayılır okurlar arasındaki muhabbet gide gide hep aynı yere dayanır; çok uzarsa da dayanılmaz olur: Yazarlar yazdıklarına benzer mi, benzemeli mi ya da şart mıdır? Ucu kaçmış çorap gibi neresinden yakalayacağınızı tam bilmediğiniz bu sorunun cevabı da haliyle muhteliftir. Nasıl olmasın, deve dişi gibi yazarların kitap adlarına bakın: G.G. Marquez: “Anlatmak için Yaşamak” Jorge Semprún: “Yazmak ya da Yaşamak” bizim mahalleye şöyle bir göz atınca da Oktay Akbal’ın “Yazmak Yaşamak”… Listeyi sündürmek mümkün ama şimdilik “Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şeyler var”a gelmek istemiyorum. Yazmak için artık kimsenin “bazı yaşları” beklemediği şu zamanlarda; kurmacayla gerçek arasındaki lastiği gerip gerip yazarın yüzüne nişan almak ne kadar doğru orasını da bilmem, tartışmaya açayım desem; topa girecek olan yine sen ben bizim oğlan!

Bu ahir ekseriyetin malumu olan soruyla girizgâh yapmama sebep, Başar Başarır’ın yeni kitabı değil! Vallahi de billahi de değil. Yoksa mutlaka onun adını anarken başına muzip yazar, edebiyat hafiyesi, edebi tuluatçı, hınzır mizahçı falan gibi sıfatları dayardım. Yapmayacağım çünkü okurun yüzünü güldürmekten, samimiyetten, “gerçek olduktan sonra pembe kar yağdırmaktan” söz eden bir yazarın üzerine süs olsun diye bir ceket daha atmanın manası yok. Onun yerine bu yazı serilerinin başlığına sadık kalmaya, yazarın derdini anlamaya, deşmeye devam edeceğim. 

Bunun için de takdir edersiniz ki külliyatı içinde bir hayli zaman geçirip, dilinden başlayıp ele aldığı hikâyelere ya da hikâyeleri ele alış biçimlerine şöyle yan gözle bakıyor, ortaklık bulduğum noktaları not ediyorum. Her bir kitabında kulağına üç kere üflenen ismiyle müsemma Başarır’ın zekice kurulmuş cümle dağlarına, geçmişe gide gele kurulan kurgu oyunlarına dalıp çıkarak atasözlerinden devşirmeyle, ses çağrışımlarıyla yüklü hikâyelerinin içinde rehavete kapılmadan yol alıyorum. Zaten her biri ne bir solukta okunup bitiyor, (ki ne gereği var) ne de yatmadan önce bir on sayfa okuyup dalarım dedirtiyor insana. Başarır okurun zeki, çevik ve uyanık olanına yazıyor.